cinnet geçiren harflerim dağılıyor
gidişinin arefesinde yere düşüyor kırık bir hikaye
vurgun yedim düşlerimden
ne kalemimi konuşturacak gücüm
ne de
kalemimin acısını kaldırabilecek bir kağıdım var



gidebilirsin yanımdaki bir cümle sen/i alarak


küflü kaldırımlardan geçiyorum
köşe başlarına düşürdüğüm tebessümlere bakarak
gittin
acı bir nokta bıraktın giderken gözlerime
heybemden dökülen son satırlar
musalla taşına uzanıyor
mısralarıma kilitlediğim yarım bir şiir gibi
eğreti duruyorsun zihnimde



incinen bir ben miyim yoksa
yıpranan
kuruyan
savrulan
olmazları zorlamak boşuna
dilim tozlu raflarda dolanıyor
sonunu tahmin edip bitiremediğim bir kitap gibi
cesaretim yok daha seni elime almaya



gitmeliydin boğazıma attığın düğümlerden sonra
provasızdı gidişin/belkide hiç gelmemiştin


Ayfer Aksoy
Gülfem'ce resimlerle...