Bozulmuş düşler anındayım
Kafa karışıklığı dolduruyor her yanımı
Silik siluetler dönüyor etrafımda
Her birinin yankısı çınlatıyor kulaklarımı
Beni bakışlarının kıskacında tutuyorlar
Hepsi ayrı vuruyor yüzüme söylemlerini
Düşünemiyorum bir an..
Öylece kalakalıyorum içlerinde
Boğulacak gibiyim
Bir labirentin içinde hapsolmuşum
Çıkmak için yol arıyorum
Bulamıyorum...
Farenin çaresizliği var üzerimde
Kedi pençelerini acımaksızın geçiriyor düşlerime
Kan damlıyor inceden inceye içerden bir yerlerden
Var olmamak istiyorum o an.
Hedef tahtasına geriyorlar beni
Her yanım sıkı sıkıya bağlı
Çözüp de kaçamıyorum ellerinden
Bak işte cellat..
Atılan her ok bir yanıma saplanıyor
Şimdi..Gözlerimi bağladılar
Kaldırdılar olduğum yerden
Adımlarım sıklaştı
Bir yere gidiyorum besbelli
Hey, durun nereye götürüyorsunuz beni!
Kes sesi’niden sonra bir şey hatırlamıyorum
Gözlerimi karanlığa açıyorum
Sesleniyorum sesim boğazımda düğümleniyor
Ağzımda kekremsi bir tat,
Kan gibi..
Sesler geliyor ,bağrışmalar..
İniltiler..inleyişler..
Nerde olduğumu kestiremiyorum..
Zorla,dilimin döngüleriyle açtığım kan pıhtılı bezden,
Bağırıyorum...â€Burası neresiâ€
Nefes alış-verişleri hızlanan boğuk ses:
Düş kapanı...Yolun sonundasın,direnme..
Acı denizine düşmüşüm
Yalvarıyorum,bırakmıyorlar..
Elimize düşmeden önce düşünseydin diyen sese,
Kahkaha atan bir başka ses ekleniyor.
Kıskaçlarındayım...Üzerime geliyorlar hepsi..
Bırakın beni...
Ve bir gık sesi..
Ölümün soğuk yüzü..
Hoşçakalamayan...hoş bırakmayan..
Hayat bitti işte.