Regex Nickli Üyeden Alıntı
Beş parmağın beşi bir değildir. Bizim nasıl belli bir fikri benimsemiş ya da okumamış, fazla düşünmeyen herkesi "anadolu çomarı" biçiminde ötekileştirmemiz bazı sonuçlar doğuruyor ve yanlış oluyorsa senin de IŞİD militanı kılıklı adamların tamamını millet olarak adlandırman doğru olmaz. Çünkü bunun haricinde teslim olmuş erlerin kafası da kesildi. Sağduyulu yaklaşımları göstererek; öteki taraftaki caniliği örtmemek gerekir.
Gerçekten amacı darbe yapmak olan bir askeri grup kendi meclisini bombalamaz, bombalamamalıdır. Bunu yaparak halkı karşısına alır ve halkın desteğini alma olasılığı ortadan kalkar. Ancak halk da kendi askerine bunu yapmamalıdır, senin millet dediğin kesimde rütbeli asker ve er farkının ayırt etme gücüne sahip olma oranı %10'dan fazla değildir.
Asla darbeyi savunmam ve bana göre hâlâ tiyatro olup olmadığı konusunda bir netlik yok. Bu yüzden peşin analizde bulunmaya da karşıyım. Şu an tek istediğim, tek beklediğim her iki taraf için de yapılan yanlışların tek taraflı bakılıp, diğer yanlışa şaşı olunmamasıdır.
Gerek asker, gerek polis, gerek sivil... Yüzlerce ölü, binlerce yaralı var. Kutlanacak bir şey göremiyorum ben. Sen görebiliyor musun? Kutlanan nedir?
Evvela her sakallı ve şalvarlıya ışidci muamelesi yapmak, insanın tarihten ve müslümanlardan bihaber olması demektir. 1400 yıllık bir gelenek, ekserisi Avrupalı insanlar tarafından oluşan ışidin yaptığı pisliklerle karalanamaz.
Kimse, teslim olan erlerin kafasını kesmedi. Büyük bir yalandır bu. Kafası kesildi diye paylaşılan o fotoğraftaki asker 35-40 yaşlarında olan bir astsubaydı. Kendisini ben Boğaziçi Köprüsü'nde gözlerimle gördüm. Her şey yatışınca sağlık ekipleri ceset torbasıyla teslim alıp götürdüler. Kafası filan kesilmedi. Her şeye inanmayın. Nasıl ki sizler bir takım kanallara yandaş medya diyorsanız, hükümetten yıllar yıllar önceden beri var olan marksist-leninist-siyonist ideolojilere sahip yandaş medyaların da var olduğunu bilin ve onların yalanlarına bu kadar çabuk inanmayın.
Haberleri okursanız, adli tıp haberlerine göz atarsanız, hatta kafası kesildi diye öne sürülen diğer er askeri biraz araştırırsanız, çoktan terhis olduğunu ve Avcılar'da yaşadığını, kafa kesme haberlerinin doğru olmadığını hepiniz görürsünüz. 2 gün uyumadık ve sürekli internetten bilgi paylaştık. İstihbaratla paylaştığım bilgilerin haddi hesabı yoktur.
Bakın, bu şerefsizlerin yaptığına tiyatro şüphesiyle bakmak, yine tarihten bihaber olmakla beraber siyasetten de bihaber olmak demektir. Geçmişteki darbeleri araştırın en azından. Bu millete ne işkenceler yapıldığını tekrar okuyun.
Şunu da unutmayın ki, sırf Recep Tayyip Erdoğan'a karşıt olmak adına, ona karşı yapılan bir harekete karşı çıkan halkta kasıt aramak akıl işi değildir. Bu memleket Tayyip Erdoğan ile sevilmeye ve sakınılmaya başlanmış bir memleket değildir. Tayyip Erdoğan bir vitrin isimdir. Bu ismin, yeni Türkiye'nin cihanşumul siyasetinden ve geleceğinden daha büyük önem arz etmesi mümkün değildir.
İnsanları hükümet yandaşı olarak karalama girişiminde bulunmak mantığa aykırı bir durum. Muhalifler böyle yaptıkça, isim zikretmeyi hiç sevmediğim halde daha çok Erdoğan'dan yana dem koyuyorum.
Bu hareket millete yapılmıştır. Bu hareket bize yapılmıştır. Sokağa indik ve elimizden ne gerekiyorsa yaptık. Kimsenin bir şey kanıtlamasına gerek yok. Biz sokağa ağaç için değil, vatan için indik. Biz sokaklarda alkol içip prezervatif bırakmadık, lafın gelişi olmaksızın su ve ekmek paylaştık.
Biz sokağa inince sivil halka ve iş yerlerine zarar vermedik, bize kurşun sıkan şerefsizlere karşı çıktık. Bu millet bu davada sonuna kadar haklıdır. Kutlu olsun.