Icy: buzlu

Identical: hemen hemen aynı

Idle: sonuçsuz

Ill: hasta

Immediate: acele

Imminent: yakın

Important: önemli

Improper: uygunsuz

Inclusive: herşey dahil

Independent: bağımsız

Indicative: belirtici

Individual: bireysel

Inertia: atalet

Inherent: doğasında olan

Inner: iç

Instant: hemen olan

Instantaneous: anlık

Intense: şiddetli

Interchangeable: birbirinin yerine geçebilir

Intermediate: ara

Internal: dahili

International: uluslararası

Intrinsic: esas

Junior: yaşça küçük

Keen: hevesli

Kind: nazik

Large: geniş

Last: son

Late: geç

Lateral: yanal

Latest: en son

Latter: sonraki

Lawful: yasalara uygun

Lazy: tembel

Leaky: sızıntılı

Lean: yağsız

Least: en az

Legal: yasal

Lengthy: upuzun

Less: daha az

Lethal: öldürücü

Level: düz

Likely: muhtemel

Linear: doğrusal

Liquid: sıvı

Literal: kelimesi kelimesine

Little: az

Lively: hayat dolu

Local: bölgesel

Lone: kimsesiz

Long: uzun

Loose: gevşek

looser

loud: yüksek sesli

low: alçak

magnetic: manyetik

main: asıl

mandatory: zorunlu

manifold: türlü türlü

many: çok

marginal: marjinal

marine: bahriyeli

martial: savaşla ilgili




mean: cimri

mechanical: mekanik

medical: tıbbi

mental: zihinsel

mere: sırf

metallic: metalik

middle: orta

minor: önemsiz

minus: eksi

miscellaneous: çeşitli

misty: sisli

mnemonic: bellekle ilgili

mobile: seyyar

modern: modern

modifiable: değiştirilebilen

modular: modüler

molten: dökme

momentary: bir anlık

moral: ahlaklı

more: daha çok

most: en çok

movable: hareket edebilen

muddy: çamurlu

multiple: çeşitli

mutual: karşılıklı

mythological: mitolojik

naked: çıplak

narcotic: narkotik

narrow: dar

national: milli

natural: doğal

nautical: gemicilikle ilgili

naval: donanmayla ilgili

navigational: denizcilikle ilgili

neat: düzenli

necessary: gerekli

negative: olumsuz

nervous: sinirli

neutral: nötr

new: yeni

next: sonraki

nice: hoş

noisy: gürültülü

nominal: nominal

noncommissioned: assubay

normal: mormal

nuclear: nükleer

numeric: sayısal

numerous: çeşitli

obsolete: eskimiş

obvious: aşikar

occasional: arada bir olan

odd: garip

old: yaşlı/eski

open: açık

operational: kullanıma hazır

opposite: zıt

optimum: optimum

optional: tercihe bağlı

oral: sözel

ordinary: sıradan

organizational: örgütsel

original: orijinal

other: diğer

outside: dış

outstanding: göze çarpan

outward: dış

overhead: yukarıda

oversize: büyük boy

own: kendisinin

pale: solgun

parallel: paralel

partial: bölümsel

particular: belirli

passive: pasif

past: geçmiş

peculiar: acayip

periodic: periyodik

peripheral: ikincil/önemsiz

permanent: sürekli

personal: kişisel

petty: önemsiz

phonetic: fonetik

physical: fiziksel

pictorial: resmedilmiş

plain: sade

planar: düzlemsel

plenty: bol miktar

poisonous: zehirli

polite: nazik

political: siyasi

poor: fakir/zavallı

portable: portatif

positive: olumlu

possible: mümkün

potential: potansiyel

powerful: güçlü

practical: pratik

precise: tam/kesin

predictable: tahmin edilebilir

preliminary: ilk/ön

pretty: hoş/çekici

preventive: önleyici

previous: önceki

primary: baş/temel

prior: önceki/öncelikli

private: özel

probable: muhtemel

productive: verimli

professional: profesyonel

programmable: programlanabilir

prompt: seri/çabuk

proper: münasip

protective: koruyucu

proximate: en yakın

punitive: acımasız/sert

pure: katıksız

purple: mor

quantitative: nicel

quick: hızlı