Dar ağacında sallanıyor şimdi kelimelerim saçma sapan bir beklentinin koynunda, siyaha boyanan yüreğimin herhangi bir zerresine jilet atmışcasına atıyor damarım, seni anınca dilim kan kaybına uğruyor zihnim.. Bulanıyor düşüncelerim..
Dilim zikrediyor özlemedim seni diye arka arkasına sıralıyor unuttum diyorum unuttum, gözlerimden süzülen damlalar ise söylediğim en büyük bir yalanın ortaya dökülmesine mahal veriyor.. Her yanım karanlık ve yalnızlık, yüreğimin ıssız sokakları yine yağmurlu…
Kalabalık içinde yalnızlık benim ki…
Bir sürü ses içinde ses/sizlik
Suskunluk ve şizofreni deliliğimin en büyük kanıtı…
Kopuk kopuk çağrışımlar var daima içimde sana dair...
Özlemedim seni desem, en büyük yalan olacak… Bu da besbelli...
Özledim seni...
Kim bilir kaçıncı vazgeçişim bu, kim bilir kaçıncı intiharı kelimelerimin?
Odamın soğuk, buz gibi bir yalnızlığına hapsedilmiş sanki tüm duygularım… Kitapların arasında üstleri çizili satır araları, seni bulduğum her yerde intihar eden siyah kelebeklerim ve terkedilmiş bir çocuk bahçesindeki salıncaklara asılmış içim çocuk sesleri, kan damlıyor gözlerimden akanlar… Yüreğim kanıyor..
Ve ben yine...
Seni Unutamıyorum...
Sara....
Anlık Karalamalar....