Birazdan gelecek, kollarını dolayacak, başını boynuma koyacak, dudakları nereme gelirse orama sıcak bir öpücük konduracak. Bu bekleyiş anı belki tüm sevişmelerin toplamından daha güzel, daha heyecan verici. Fakat içimde küçük bir parazit, belli belirsiz bir bulanma. Sanki dün ile bugün arasında bir uçurum var. Belki bu fotoğraflar yüzünden. Onun benden önce de bir yaşamı olduğu, hatta benden önce de çok mutlu olduğu gerçeğinin kanıtları ile tıkabasa dolu bu albümler… Hatta albümlere sığmadığı için, belki de ikinci derecede önemli olduğu için üstüste istiflenmiş fotoğraflarla dolu şu eski çekmece… Tanımadığım insanlarla dolu fotoğraflar. Tanımadığım, şu anda onun yaşamının neresinde olduklarını kestiremediğim insanlar… Elimde tuttuğum fotoğrafı ona gösterip ‘Kim bu?’ demek yerine ‘Neresi burası?’ diyeceğim. Kaçak güreşeceğim. Belki duymazlıktan gelecek sorumu. Belki çoktan unutulmuş bir şeyleri hatırlattığım için içimdeki pürüzlü kehanet gerçek olacak.