Kişi kendine yakışanı yapar desek de çoğu zaman, aslında der ve geçeriz sadece. Karşı taraf anlamış mıdır? Hoş, zaten anlamış olsaydı olay o lafı söyleyeceğimiz noktaya gelmezdi değil mi? Bazen, kötülüğe kötülükle karşılık vermek ancak ve ancak o kötülüklerin devamını sağladığı gibi hoşgörüyü de yok eder. Doğruyu örnek almaktır aslında insana yakışan ve başka bir yanlışla yanıt vermemektir burada gerekli olan. Bu durumda keşke beden dilini kullanabilsek ama malesef sanaldayız değil mi? Ve burada, sözleri ve davranışlarıdır insanın iç dünyasını ele veren. Kimimiz hiddetli, kimimiz mağrur, kimimiz hoşgörülü ve sabırlı, kimimiz öfke kontrolünü sağlayamaz ve bir sekilde anlasılır yazdıklarından ve seçtiği kelimelerden, kim olduğu ya da olabileceği. Hep dua ettiğim bisey vardır; iyi-kötü-doğru -yanlış kavramlarını ve sonuçlarını ayırt edebilenlerle karşılaştır beni Allahım diye. Ve evet, yineliyorum duamı ve herseyin hayirlisini diliyorum. Kendine yakışanı yapana, ne mutlu.
- anlayışlı olan beni anlayışlı, aptal olan ise aptal bulur; bence ikisi de haklıdır.
Γνώθι σαυτόν
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.