Huzursuz uyandığım bir gün daha saat 05:00 da uyanıp boş boş tavana bakındım. Iki gün gece ve gündüz çok yorucu bir şekilde çalıştım, kalkıcak halim yok. Resmen karnımdan gelen sesleri duyuyorum, çok acıktım ve susadım. Bir an önce bitse şu tantana da yemek yesem.Doktor bey; ben bu pıhtıya da alıştım alınca boşluğa düşmeyeyim mi? deyip espiriye vuruyorum. Malum annem yanımda oldukça endişeli, amelyat ve narkoz kelimesi onu yeterince korkutuyor. Bu anne yüreği nasıl birşey ya? Anne olunca anlarsın diyor.
Herkes anne olabilir mi? Olsada hakkını verir mi? Bir yarım saat kadar oldu amelyattan çıkalı ve bu narkozun vermiş olduğu miğde bulantısı ve öküsürme iğrenç bir durum. Biri azıcık kola vereyim de şu narkozunu alsın demiyor.
Ne diyorduk? Burnumdaki tamponlardan düzgün nefes bile alamıyorum. Gene döndük, dolaştık, nefes almanın ocağına düştük. Eyy nefes sen ne kıymetli şeysin...