Eskiden sobanın yaninda yatardik. Elma kabuklari koyardik ustune. Elbiselerimizi kuruturduk. Kestaneyi de sobada kavururduk. Sabah dunyanin en mutlu insanlari olarak uyanirdik. Tek derdimiz "hadi cok yazdi kapatalim artik" cumlesiyle ifade edilirdi. Telefon tuslari cevirmeliydi. Guzel cizgi filmlerimiz vardi. Kaygisizlar'daki uc kisilik cete bile ne kadar sirindi...

Cok guvenirdik birbirimize. Yeri gelirdi, dede ve babanemizi anne ve babamizdan daha cok sevmistik degil mi? Mesela yine sobanin ustunde tugla isitip dizlerine koyarlardi. Vay be, ne guzel gunleri geride birakmisiz, neleri harcamisiz.