"yoksunluğunu bir erdem yapıp çıkarıyorsun."

"birincisi, herkes yapıyor bunu, ve ikincisi, bu tam da benim yapmadığım bir şey, ben yoksunluğumu yoksunluk olarak alıkoyuyorum, bataklıkları kurutmuyor, onun sıtmalı buharı içinde yaşıyorum."

"işte sen bunu bir erdeme donüştürüyorsun."

"daha önce de dedim ya, herkes gibi. hem bunu yalnız senin hesabına yapıyorum; benim dostum olarak kalman için kendi ruhumun yaralanmasını kabulleniyorum."

''yada tam tersi belkide, veremiyorum anlamını.''

''sana, ya da, bana''