İnsani duygulardan birine yakalan ve anlamına tutun. Hayat dediğin iki heceli basit bir kelime ve içinde yaşayanlarda öyle. Aslında felsefi takılmak için saat çok geç. Bir fırtınanın kucağında buldum kendimi, gözlerim kan çanağı ve kafam yerinde değil gibi. Uzun zamandır yazma yeteneğimi kaybettiğimi biliyordum. Hislerimi kapatmanın bir bedeli olacağını düşünüyordum ve öyle oldu. E tabi bu da bunlardan biri. Sanki instrumentaller hayli bayat, kelimeler anlatmaya değer ama akıl harbi karışık. Kendisine danışabileceğim iç sesim kayıp, ruhum lekeli kir pas içinde. Arada bir sorular soruyorum kendime. Mesela "Bir anlamı var mı ışıklar altında yaşamanın?" -İnan cevabını bilmiyorum. aslında şimdi sormuyor değilim. Neye veya kime göre ışık? Işık derken kastettiğim ne? Karanlıkta mıyım? -Hayır. Ama sanırım biraz karamsarım. Sonra bakarsın gözlerim kararır, dilim küfre bulanır ve sonra biraz daha alkol alırız. Derim "eğleniyoruz fena mı?" Gülebilmenin kıyısından bile geçmiyorken ne kadar da umursamazız. Saçmalık.