vahim bir ayrılık yaşarsın
şubattan hazirana
yaz çıldırasıya paralar kendini
ama ilk bahar gitmek istemez
sonuçta cemreler son bahardan sorulur
kış mı siktir et konumuz o değil...
vahim bir ayrılık yaşarsın
gözlerin denize meydan okumuş da
kaybetmiş gibi kızarmıştır
hıçkıra hıçkıra ağlarsın
o kadar ağlamışsındır ki gözyaşların
havaya, suya toprağa üç bir yana saçılır
peygamberinden yoksun insanlık
cemre düştü zanneder,
sus gerçeği bilmelerine gerek yok
nasıl ki her sevişmemizde zelzele olduğunu
sanıyorlarsa bırak bunuda böyle bilsinler...
vahim bir ayrılık yaşarsın
bedenin ruhuna yapışır
ağzı yalan damlayanlar bunu sıcaklığa bağlarlar
sende kaçmak istesen pek tabi yunusun ağzında
yıllarca kaça bilirdin aşktan
yada musanın bir kez daha denizi
ortadan ayırmasını beklerdin aşık olmak için...
vahim bir ayrılık yaşarsın
yitirdiğin aşk için
kaza namazlarının sayısını arttırırsın
yada yastığının hemen yanına
en sıcağından bir el çizer başını oraya koyarsın,
vahim bir ayrılık yaşarsın
şubattan hazirana
yüreğin çıldırasıya paralar kendini
sonuçta bedenin ondan sorulur
ben mi siktir et konumuz o değil...