Bizim mahallede bir cafe var. İki ortak acmislar cafeyi. Ortaklardan biriyle aram iyi. Diger ortagini surekli kotuluyor, kocasina da ihanet ediyor. Kocasinin hakkında soylemedigini birakmiyor. Gel zaman git zaman isin rengi ortaya çıkıyor.

Cafeye gittim, ortaya bir soz soyledim. Dedim ki, siz iki ortak bu cafede insanlarin icinden prim yapmaktan baska bir amac gutmuyorsunuz. Dediler ki sen yalan soyluyorsun. Benim gordugumu kocan illaki bir gun gorecek, ikinizin ne mal oldugunu cozecek ve ortaligi toza dumana katacak. Bu bir gun mutlaka olacak. Bu adami kullanmaktan vazgecin, cunku zamaninda bana kotuledigin adam tertemiz bir delikanli. İsiniz ayyuka cikacak korkusuyla bana tehditler savurmayin, cinsiyet ayirt etmem, bir gunde bogarim sizi. Beni tehdit edebilecek insanlar degilsiniz ama canimi sikarsaniz nefesinizi keserim. Aklinizi basiniza toplayin, bu guzelim adami kadinsal hesaplariniza alet etmeyin. Bugun bunu cozmezse illaki bir gun cozer. Adama her isi yaptiriyor ve kullaniyorsunuz. Bu dukkandan musteri kaciriyor, dukkana polisleri saldirtiyor dediginiz o adam, dukkanin kirasini odeyen adamdir. Alcak planlarinizdan vazgecin. Dukkana iki musteri gelecek, size cicekli bocekli ovguler yagdirip bir tarafinizi kaldiracak beklentisiyle bu adama ve diger insanlara gizliden gizliye zulmetmeyin. Kadinsal hesaplariniz bir gun ters teperse dukkan basiniza yıkılır haberiniz olsun. Osman, gozunu seveyim dikkat et, seni sadece kendi cikarlari icin oyaliyorlar dedim. Osmanin da kafasi karisik, ne yapsin adam, ihtimal vermiyor.

Osman, keske bir kez daha bana gelip "hakli ciktin" demesen. Benim sahsimin hakliliginin bir onemi yok. Ama sen bir gun karar verip, bunca yil bunca emegi bosuna vermisim diyeceksin. Sen pisman olma, sen uzulme Osman...