şimdi ben
şimdi seninle
öyle dünyevi bir sohbetin eşiğindeyiz
ayak üstü konuşuyoruz
gündelik mavi bir yorgunluk bizimkisi
şu saatlerde çıkmazımız
masmavi iyilikler diliyoruz karşılıklı
ve ellerimiz ayrılıyor
onca zamana direnen kırışmaya yüz tutmuş
öylesine parmaklarımız..
şimdi ben
şimdi seninle
ayak üstü bir tartışmanın eşiğindeyiz
ki bu çok normal
mavinin iki ayrı tonundayız
sana anlatmadığım onca şeyin olduğu gibi
bana anlatmadığın onca şey
herşey karşılıklı
ve ben yine ilk okul çağında bir çocuk
yaz günü yine ilk iş görüşmesindeyim
"uzat bakalım ordan yıldızı"
cümlesine
gökyüzüne bakıp
bende çok isterdim ama yetişemiyorum ki
diye söylenen bir çocuk..
şimdi ben
şimdi seninle
onca yıla rağmen
mavi zorba ürkek ve bu denli bir hüzün..