Bilge sözcüğüne dilbilim açısından bakıldığında, bilmek eyleminden türetilmiş olduğu, Türk kültüründe özel bir anlam kazandığı görülmektedir. İsim ve sıfat olarak kullanılan "Bilge" kavramı, Türkçe sözlüklerde bilgili, iyi ahlaklı, olgun, örnek kimse; çok ve sağlam bilen, bildiğini kendisi ve başkaları için en faydalı biçimde kullanan kimse olarak geçmektedir. Orhun Yazıtları incelendiğinde ise, bilge kişi, toplumu siyasi, ekonomik ve eğitim açılarından aydınlatan, toplumu iç ve dış tehditlere karşı uyaran, bütünleştiren bir insan tipi olarak resmedilmektedir.

Felsefi düşünüş açısından İslamiyet öncesi Türk düşünce sisteminde, dikkatleri çeken önemli bir özelliğin, "davranış tarzı" konusunda, davranışı belirlemesi gereken temel ilkenin "bilgelik" olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, eski Türklerde karşılaşılan "adalet, kut, gönül, bilgelik" gibi kavramların bugünkü kültürel kodlarımızda yaşıyor oluşu da, birçok kavramın mevcudiyetini sürdürebildiğini göstermektedir.

Kavramın anlam ve işlevsel yönünün en açık olarak ortaya çıktığı dönem Göktürkler zamanına rastlanıyor olsa da, kültürel bir kod olarak kullanılmasının eski Türk toplumlarına kadar gittiği, Hun devlet düzeninden kalan bir miras olduğu bilinmektedir. Bilge kişi kavramı zamanla değişik içerikler kazanarak yöneticilikten bağımsız bir kavram görüntüsü sergilemiş olarak devam etmiş ve tüm Türk topluluklarında temel ilkelerden biri olmuştur