Faça
:
Seren yelkenlerin bir taraftan prasya olduğu halde kapatılması ...
Façuna Etmek
:
Halatların fazla sürtünmeye maruz olan kısımlarının yıpranmalarını önlemek için bu kısımlar üzerine gırcıla veya mürnel ...
Falaka
:
Herhangi bir dikmeyi, sereni veya mataforayı istenilen durumda bulundurmak ve sağa sola dönmesine mani olmak ...
Farş Tahtaları
:
Ağaç bir teknenin sintine üzerindeki aralıklı tahtaları ...
Filika
:
Savaş gemilerindeki kürekli veya yelkinli tekneler ...
Firengi
:
Güvertedeki suyun denize akıtılabilmesi için yalı kütükleri üzerinden bordaya açılan oluklu delikler ...
Flador
:
Çarmıhların gerilmesi için kullanılan sistem ...
Flama
:
Üç köşeli sancak ...
Flasa
:
Halatı meydana getiren incecik ipler ...
Flok
:
Baş taraf çekilen üç köşe yelken ...
Fora Etmek
:
Bir yere bağlanmış olan halatın oradan çıkartılması [Sivil denizcilikte: MOLA] ...
Frişka
:
Bütün yelkenleri camadan vurmaksızın kullanılabilcek dercedeki sert rüzgar ...
Fundo
:
Demirlemek için verilen komut. Funda. ...
Fırdöndü
:
Zincirin gamba almaması için aralara konan bir eksene bağlı olarak dönen iki yarım bakladan oluşan ...
Hayatın ağıtını bilenler anlar ancak.
Değeri değere değen kavrar.
Bilgi kokmayan karşı çıkışlarda cehalet kokusu ve kompleks vardır.