[I]
KASİDE ÖRNEKLERİ
Kaside
Bu şehr-i Sitanbûl ki bî-misl ü behâdır
Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır
Bir gevher-i-yekpâre iki bahr arasında
Hurşîd-i cihân-tâb ile tartılsa sezâdır
Altında mı üstünde midir cennet-i a'lâ
Elhak bu ne hâlet bu ne hoş âb u hevâdır
İnsâf[ı] değildir anı dünyâya değişmek
Gülzâr[ı]ların cennete teşbîh hatâdır
İstanbul'un evsâfını mümkün mü beyân hiç
Maksûd[ı] hemân sadr-ı kerem-kâra senâdır
Ez-cümle Nedîmâ kulun ey Âsaf-ı devrân
Müstağrak-ı lütf u kerem ü cûd u atâdır
NEDİM
KASİDE-Yİ HÜLYA
' Sevgili eşime ithaftır '
Ey divane bülbül gel bahara er
Açılmış goncaya sen de gönül ver
Ruhuna hoş gelen bir türkü gibi
Seni saracak aşk rüzgarı eser
Kırmızı renkleri bir kadeh gibi
Açılmış goncalar beni okşa der
Dayanılmaz arzu varsa içinde
Kanatlarında güç eksik olmaz fer
Nereye koyarım diye düşünme
Sinenin üstüdür güzel olan yer
Tatlı nağmelerle bezenmiş sözler
Kalbin derinine sevdayı eker
Sevda öyle bir şey ki anlamazsın
İnceden inceye bir derdi döşer
Unutmak istersin güzelliğini
Sen istedikçe o derine iner
Bir bedeli vardır güzel sevmenin
Aşık olan çile çekerek öder
Meyhanelerini mesken tutarsın
Sarhoşu olan ten kendinden geçer
Sarılır kadehin ince beline
Yudum yudum içer arzuyla öper
Her damla düştükçe alevlenir kor
Baktığın yerlere hayali düşer
Divanedir artık taşıdığın can
Harı söndürmeye çöllere gider
Leyla'yı arayan gözlerin artık
Kumların üstünde Mecnun'a döner
Her adım attığın yerde o vardır
Serabına doğru seni sevkeder
Hülya'yı öveyim tatlı sözlerle
Ne güneş doğacak artık ne kamer
Güneş doğmayınca sabah olmaz
Günün ilk ışığı olmaz da seher
Çalkalanan deniz dalgalarında
Yol göstermeyecek artık bir fener
Azgın dalgalarda yol gösterecek
Tam gönlüme göre istenen rehber
Ne kadar derinde olsa da yine
Aranıp çıkartmak istenir cevher
İnciler dizilmiş olur sineye
Bulununca onun gibi mücevher
Ziyasından yoksun kalmış yıldızlar
Gece karanlıkta Hülya'yı bekler
Aşk yarama merhem olacak ilaç
Dünyada Hülya'dır ahrette kevser
Ey divane bülbül onu övmeye
Sözler yetmez gayri o tek şaheser
Ey Dermani sende maarifet var
Çile sardıranı sevmektir hüner
Kulunu seversin Yaradan için
Her sevgi içinde Allah'ı gizler
Çektiğin çilenin sevabı varsa
Hem ahirete hem dünyaya yeter
Günahtan arınmış olanlardan ol
Kurulunca Hak'kın önünde mahşer
Günahı çok olan sana bakınır
Aşık olan canı gıbtayla izler
Ey Allah'ım gonca gülün dalında
Sonsuza dek eksik olmasın amber
Hidayet eyle sen güzel kuluna
Kalbime karşı hep olsun münevver
Şahadeti eksik etme dilinden
Hak'kın üzerine olsun mukadder
Yanlışa düşüp de bocalamasın
Tek kılavuz olsun ona Peygamber
Onun sevgisi var benim kalbimde
Benim sevgim onda olsun muteber
ALİ KAYBAL
Hayatın ağıtını bilenler anlar ancak.
Değeri değere değen kavrar.
Bilgi kokmayan karşı çıkışlarda cehalet kokusu ve kompleks vardır.