Tiryâkiler, Ramazan ayında afyonu macun haline getirir, macunu iki üç kat kâğıda sararak sahurda iki üç tane yutarlarmış. Böylece kâğıt mide öz suyunda eriyince macun midede dağılır ve birkaç saatliğine keyif devam edermiş. Ancak bu planın yolunda gitmediği, afyon kâğıdının zor parçalandığı yahut kana karıması geciktiği durumlarda tiryâki krizlere girer ve dış dünyadan âdeta kopuverir. Afyonu patlayıp kana karışıncaya kadar da farklı tepkiler verir. Konuşulan veya yapılan şeye uygun karşılık verilmeyen, anlama ve algılamada geciken durumlarda ‘daha afyonu patlamamış’ deyimi kullanılması da bundandır.

(Kaynak: DİVAN ŞİİRİNDE AFYON ve ESRAR / Abdulkadir Erkal)