Ne zaman kendimle konuşmaya başlasam çevreyi, insanları, yakınımdaki her ayrıntıyı daha iyi duyumsamaya başlıyorum. Ne zaman kendimle olan ilişkimi sıklaştırmaya başlasam huzurum çoğalıyor. Penceremin iki gündür açılmadığını farkettim. İki gündür odamdan dışarı adım atıp oturma odasında oturasım gelmiyor. İki gündür tost yiyip aynı tişörtle yatıyorum. Her şey yerli yerinde duruyor. Akşam üstü durumu daha iyi farkedince pencereyi açtım. Dışarda sert ve kapalı bir hava var. Daha dünü kar toplayan ağaçların çoğu eski haline dönmüş. Karşı binada oturan çiftin oturma odasında ki televizyona takıldı gözüm, hep aynı kanal açık. Üşüyüp pencereyi kapadım. Odayı izledim. Dağınık duran tek yer yatağım. Müzik açtım. Müzik dinledim. Müziği kapattım.
Çok sevdiğim sessizlik olmasına rağmen bazen sessizlik olunca huzursuzluk da oluyor. Düşündüm de ne kadar çok kötü zamanlarım olmuş benim. Çok kötü hemde. Bunaltıcı ve iğrendiren. Kaçtığım da oldu, yüzünü yere serdiklerim de. Kabul ettim. Hepsiyle er ya da geç karşılaştım. Hesaplaştım, pişman olan çoktu ama bende affı yoktu. Yoksunluk da gördüm. Acının insana neler yapabileceğini de gördüm annem yandığında. Köz olmuş bir etin insanın ruhuna nasıl işlendiğini de tecrübe ettim. Hepsini düşününce sahih akılla bir tavır takındım. İçinde kusurlu olanlar kadar doğrusu da oldu. Kimseye söylemedim. Gelip burada anlattım işte. Kimse tanımıyor burada. Kimse karşına geçip bakmıyor. Kimseyle göz göze gelecek kadar samimi olmuyorum yada göz göze gelince kaçacak delik aramıyorum diye. Anlatmak biraz da olmayanadır, tanınmayanadır. Size söz ettiysem bundandır. Bana acıyın, sevin ya da kederlenin diye değil. Biraz da çaresizliktendi.
Orta doğu kadar soğuk bir coğrafyanın içinde olmadım. bilmiyorum. Olanlar benimdi, kendi sınırlarımın içinde ki benim. Bana dair konulardı. Üzerinden zaman geçti sadece. Renkler değişti, insanlar gitti. Yerini başkaları aldı. Sonunda kalan hep ben oldum. Unutmayın sonunda hep siz kalacaksınız. Sizden geriye bir şey kalmayacak belki. Fakat yine de siz kalacaksınız. Yaşantım böyle benim. Kendimi ne zaman dinlemeye başlasam yanıldıklarımı duyuyorum. Başkalarının yanılgısı olduğumu da.
Ben, hüznün sınırını geçeli çok oldu.