
Cevap: Kadınlar
Constance Markievicz
Kontes Markiewicz, Constance Gore-Booth olarak 1868 yılında Londra'da doğdu. Babasının İrlanda'da, Sligo eyaletinin kuzeyinde, Lissadell'de bir yalısı vardı; çocuklar burada yetiştiler ve Constance ve kızkardeşi Eva, artistik ve politik fikirleri onlar üzerinde güçlü bir etki bırakan WB Yeats ile çocukluk arkadaşıydılar. Constance Londra'da Slade Sanat Okulu'nda sanat okudu, politik olarak aktif hale geldi ve Ulusal Kadınlara Seçme Hakkı Derneği'ne katıldı.
Paris'e taşındı, Ukraynalı bir aristokrat olan Kont Kazimierz Dunin-Markiewicz ile evlendi. Çift, Constance'nin kendini manzara ressamı olarak tanıttığı ve Birleşik Sanatçılar Klübü'nün kurulmasına yardım ettiği Dublin'e yerleşti. Artistik ve edebi çevrelerde sosyalleşerek devrimci vatanseverlerle tanıştı ve onlardan etkilendi. 1908'de Sinn Fein'e ve Inghinidhe ne hEireann devrimci kadınlar hareketine katıldı; ayrıca Abbey Tiyatrosu'nda oyunlar sahnelemeye başladı.
1909'da erkekleri askeri taktiklerde ve ateşli silah kullanımında eğiten bir organizasyon olan Fianna-Eireann'ı kurdu.
James Connolly'nin İrlanda Vatandaşları Ordusu'na katıldı, onların üniformalarını tasarlayıp yeminlerini yazdı. 1916 başlarında, St. Stephen'ın Yeşili'nde Michael Mallin'e komuta eden ikinci kişiydi. Shelbourne Oteli dahil etraftaki binalardan gelen keskin nişancı ateşleri altında kalınca, Kraliyet Cerrah Akademisi'ne çekildiler. İsyancılar teslim olunca, o da tutuklandı, Kilmainham Gaol'da hapsedildi, ölüme mahkum edildi fakat cezası sonradan müebbete çevrildi.
Genel af kapsamında 1917'de salıverildi ve 1918'de genel seçimlere katılarak Britanya Avam Kamarası'na seçilen ilk kadın oldu, fakat Sinn Fein politikasına paralel olarak koltuğuna oturmayı reddetti. Sonraları, Avrupa'da kabinesinde ilk kadın bakanı barındıran İrlanda kabinesinde İşçi Bakanı olarak görev yaptı. 1922'de hükümetten ayrıldı, Anglo-İrlanda Paktı'na karşı çıktı, İç Savaş sırasında aktif olarak Cumhuriyetçiler için savaştı. 1923 ve 1927 genel seçimlerinde tekrar hükümete seçildi. 1927'de öldü ve Dublin'deki Glasnevin mezarlığına defnedildi. “Kendimi haklı görüyor değilim; ama kendimi savunuyor da değilim –hele yargılamayı hiç beceremiyorum, kendimi de dünyayı da…–Dünya ne ise oydu; ben de ne isem o oldum –uyuşamadık. Hepsi bu”
Oruç Aruoba