Pelikanlar - Özellikleri - Türleri Nelerdir

Pelikan ya da kutan, monotipik pelikangiller (Pelecanidae) familyasını ve Pelecanus cinsini oluşturan iri su kuşu türlerinin ortak adı. Uzun gagaları, avlanmak için kullandıkları ve yutmadan önce gagalarıyla topladıkları avın bulunduğu suyu süzmeye yarayan geniş boğaz keseleri en ayırtedici özellikleridir. Kahverengi pelikan ve Peru pelikanı dışındaki türlerinin tüyleri genellikle soluk renklidir. Tüm türlerinin gagaları, keseleri ve yüzlerindeki tüysüz deri üreme mevsiminden önce parlak renklere kavuşur. Yaşayan sekiz türü dönencelerden ılıman kuşağa kadar olan bölgelerde yaşar ancak Güney Amerika'nın iç kısmında, kutup bölgelerinde ve açık denizde bulunmazlar. Pelikanlara ait fosil kayıtları Fransa'da Oligosen döneminden kalma ve günümüz pelikanlarının gagasına benzeyen fosil buluntularıyla birlikte en az 30 milyon yıl öncesinden itibaren vardır. Uzun süre fregat kuşları, karabataklar, tropik kuşları ve sümsük kuşları ile akraba olduğu düşünülen pelikanlar günümüzde Pelecaniformes takımında sınıflandırılmaktadır ve en yakın akrabaları ise pabuç gagalı ve hamerkoptur. Aynı takım içinde yer alan aynaklar, kaşıkçılar vebalıkçıllar ise uzak akrabalarıdır. Genellikle su yüzeyinde ya da yüzeye yakın yakaladıklarıbalıklarla beslenirler ve kıyılar ile göllerde yaşarlar. Koloniler oluşturarak üreyen pelikanlar sıklıkla toplu olarak avlanırlar. Beyaz tüylü dört türü yerde yuva yapmayı tercih ederken kahverengi ya da gri renkli diğer dört türü ise ağaçlarda yuvalanmayı tercih etmektedir.
Pelikanlarla insanlar arasındaki ilişkiler sıklıkla çekişmeli olmuştur. Hem ticari hem de zevk için yapılan balıkçılık için rekâbet kaynağı olarak görüldüklerinden insanların zulmüne uğramıştır.Yaşam alanı yokolması ve çevre kirliliğinden muzdariptirler. Üç türü korunma durumu açısından önem arzetmektedir. Ayrıca mitoloji, Hristiyan ve arma bilimi ikonografisi açısından kültürel öneme sahiptirler.
Etimoloji
Pelecanus cinsi ilk olarak Linnaeus tarafından 1758 yılında Systema Naturae eserinin 10. baskısında tanımlanmıştır. Linnaeus ayırıcı özelliklerini düz ve ucu kıvrık bir gaga, doğrusal burun delikleri, tüysüz yüz ve tamamen perdeli ayaklar olarak belirtmiştir. Bu ilk tanım pelikanların yanı sıra fregat kuşlarını, karabatakları ve sümsük kuşlarını da içermekteydi. Cins adı Grekçe "balta" anlamına gelen, πελεκυς (pelekys) kelimesinden türeyen πελεκάν (pelekan) kelimesinden gelir. Antik çağlarda bu kelime hem pelikanlar hem de ağaçkakanlar için kullanılmaktaydı
Taksonomi
Pelikanlar adlarını zengin bir taksonomik tarihçeye sahip olan Pelecaniformes (Pelikansılar) takımına vermiştir. Bu takımın geleneksel üyeleri olan tropik kuşları, yılanboyunlar, karabataklar, sümsük kuşları ve fregat kuşları tekrar gözden geçirilmiş, tropik kuşu kendin takımıPhaethontiformes içinde, diğerleri de Suliformes takımı içinde yeniden sınıflandırılmışlardır. Onların yerine ise balıkçıllar, aynaklar, kaşıkçılar,hamerkop ve pabuç gagalı Pelecaniformes takımına aktarılmıştır. Moleküler kanıtlar pabuç gagalı ile hamerkopun pelikanlarla kardeş grup oluşturduğunu belirtir ancak bu üç soyun tam akrabalık ilişkileri hakkında bazı şüpheler bulunmaktadır
Fiziksel Özellikler
Pelikanlar çok büyük kuşlardır ve en önemli ayırt edici özellikleri çok uzun gagaları, bu gaganın kanca şeklinde aşağı kıvrılmış üst gaganın ucu ve alt gagaya bağlı çok büyük boğaz kesesidir. Alt gaganın kafaya bağlandığı kemiği ince olması ve esnek dil kasları kesenin balık yakalamak ve bazen de yağmur suyu toplamak[ için sepet gibi kullanılmasına olanak sağlar ancak balıkların yutulmasına engel olmamak için dil çok küçüktür. Boyunları uzundur ve geniş, tamamen perdeli ayakları, kısa ve kalın bacakları vardır. Uçan kuşlar arasında en ağırlarından olan pelikanlar hantal görünümlerine rağmen iskeletlerinde ve derilerinin altında bulunan hava keseleri sayesinde görece hafiftirler. Kuyrukları kısa ve kare şeklindedir. Kanatları uzun ve geniştir, süzülerek uçmak için uygun şekildedir ve 30 ila 35 arasında oldukça çok sayıda ikincil uçuş tüyü vardır.
Erkekler genellikle dişilerden daha büyüktür ve gagaları da daha uzundur. En küçük pelikan türükahverengi pelikandır ve bu türün en küçük bireyleri 2,75 kg ağırlığında, 1,06 m. boyundadır ve kanat açıklıkları yalnızca 1,83 m.dir. En büyük pelikan türünün ise en büyük bireylerinin 15 kg. ağırlığı, 1,83 m. boyu ve 3 m. kanat açıklığı ile tepeli pelikan olduğu düşünülmektedir. Avustralya pelikanının gagası büyük erkeklerde 0,5 m.'ye kadar erişebilir ki bu kuşlar arasında en uzun gagadır.
Kahverengi pelikan ve Peru pelikanı dışındaki diğer pelikanların tüyleri açık renklidir. Üreme mevsiminden önce tüm türlerin gagaları, boğaz keseleri ve tüysüz yüz derileri daha canlı renklere bürünür. Kahverengi pelikanın Kaliforniya alt türünün boğaz kesesi parlak kırmızı renge bürünür ve yumurtlamadan sonra solarak sararır. Peru pelikanının boğaz kesesi ise mavi renge bürünür. Amerika ak pelikanının erkeğinin gagasında üreme mevsiminden önce oluşan büyük yumru dişiler yumurtladıktan sonra dökülür. Erişkin olmayan pelikanların tüyleri erişkin pelikanların tüylerinden daha koyu renklidir. Yumurtadan yeni çıkan yavrular tüysüz ve pembe renklidir. 4 ila 14 gün içinde gri ya da siyah renge dönüşürler ve beyaz ya da gri hav tüyler çıkarmaya başlarlar.
Hava Keseleri
İki kahverengi pelikanın 1939 yılında yaoılan teşrihleri sonucunda pelikanların kemiklerinde bulunan hava keselerinin yanı sıra derilerinin altında ventral kısımda boğaz, göğüs ve kanatlarının altında hava keselerinden oluşan bir ağ daha olduğu ortaya çıkarılmıştır. Hava keseleri soluma sisteminin hava yollarına bağlıdır ve pelikan gırtlak dilini kapatarak hava keselerini şişirilmiş olarak tutabilir ancak nasıl şişirildikleri tam olarak anlaşılmamıştır. Hava keseleri pelikanların su içinde batmamasını sağlar ve balık yakalamak için uçarken dalış yaptığında suya giriş esnasındaki şoku sönümlemeye yardımcı olur. Yüzeysel hava keseleri aynı zamanda gövde konturlarını yuvarlatarak gövdeyi kaplayan tüylerin daha etkili ısı yalıtımı yapmalarını ve iyi bir aerodinamik yapı sağlamalarını kolaylaştırır