Hoybun Cemiyetinin Kuruluşu ve Türkiye'ye Karşı Faaliyetleri | Atatürk Günlüğü 
Hoybun Cemiyeti Başkanı Celadet Ali Bedirhan ile Taşnakların Cemiyet nezdinde temsilcisi olan Vahan Papazyan arasında Türkiye’ye karşı Halep’te yapılan bu ittifakın Dahiliye Vekaletinin Başvekalete yazdığı Cemiyet faaliyetleri ile ilgili 18.7.1929 tarihli gizli rapora göre;
“Rize Ermenistan’ın mahrecidir. İskenderun Körfezi ise Cenubi Ermenistan’ın mahrecidir. Bu iki Ermenistan arasında vasi ve müttefik bir Kürdistan vücuda getirilecektir”
Milli Mücadelenin askeri cephesinin kazanılması üzerine imzalanan Lozan Barış Antlaşmasından sonra Türkiye, çağdaşlaşmak amacıyla bir taraftan radikal inkilâplarla yapısal değişikliklere giderken, diğer taraftan Lozan’da kesin çözüme kavuşturulamayan problemlerle uğraşmak zorunda kalmıştır. Özellikle Lozan’da çözülemeyen Musul meselesi, Türkiye ile İngiltere, arasında gerginliğe sebeb olmuş, bölgeyi terketmemek için direnen İngiltere, Türkiye’nin iç istikrarını bozmaya ve Musul konusundaki iddialarından vazgeçirmeye yönelik faaliyetlerini artırmıştır.
Bu çerçevede Musul meselesinin görüşüldüğü Haliç Konferasında uzlaşmaz bir tavır takman İngiltere, Lozan’a dayanarak amaçlarına ulaşmak için konuyu 6 Ağustos 1924 tarihinde Milletler Cemiyetine götürmüş, 7 Ağustos’ta da Hakkari bölgesinde “küçük müttefik” olarak nitelediği Nasturileri ayaklandırmıştır.
Diğer taraftan 1923 yılında kurulan ve Kürt meselesini Milletler Cemiyeti’ne götürmek amacıyla faaliyette bulunan gizli bir cemiyet olan Azadi mensupları da aynı dönemde harekete geçmişlerdir. Azadi Cemiyeti’nin lider kadrosu Cibranlı Albay Halit Bey. Yüzbaşı İhsan Nuri, Bitlis eski milletvekili Yusuf Ziya, Kürdistan Teali Cemiyeti başkanı Seyyit Abdülkadir, Diyarbakırlı Cemilpaşazade Ekrem Bey ve Kör Hüseyin Paşa gibi kişiler halk üzerinde etkili olup bir isyan hareketini başlatamayacakları kanaatiyle, Halifeliğin kaldırılmasının da yarattığı tepkilerden istifade ederek Şeyh Sait’i Cemiyete kazandırmışlardır.
Nitekim Musul meselesinin kriz döneminde 1924 yılında ilk kongresini yapan bu cemiyet; Doğu Anadolu’da bütün aşiretlerin katılacağı bir isyan başlatmak ve bunu takiben Kürdistan’ın bağımsızlığını ilan etme kararı almıştır. Ancak böyle bir isyanın başarıya ulaşması için dış yardımın zaruri olduğu konusunda da mutabık kalınmıştır.
Türkiye’nin Musul konusunda plebisit yapılmasında ısrar etmesine rağmen, İngiltere tarafından Milletler Cemiyetine götürüldüğü, Türkiye ile İngiltere arasında sımr çatışmalarının arttığı ve Türkiye’nin sınırda askeri tedbirler aldığı bir sırada Şubat 1925 tarihinde bu makalenin sınırlarını aşan Şeyh Sait İsyanı patlak vermiştir. Halifeliğin kaldırılmasına bir tepki olarak dini sloganlarla başlayan ve bölgede yayılan bu isyanın gerisinde siyasi Kürtçülük fikrinin de yattığı bilinmektedir.
Şeyh Sait isyanında İngiltere’nin doğrudan rolü olup olmadığı tartışılmakla beraber, iç istikran bozulan Türkiye Musul konusunda İngiltere ile anlaşmak zorunda kalmış, sonuç itibariyle isyan İngiltere’nin yararına olmuştur.
Gerek Azadi Cemiyetinin takibatı sırasında, gerekse Şeyh Sait isyanından sonra Irak, İran ve Suriye’ye kaçan bazı Kürt liderler Türkiye’ye karşı faaliyetlerini devam ettirmek amacıyla yeni bir örgüt kurma çalışmalarına başlamışlardır. Özellikle Irak ve Suriye’ye mandater devlet statüsü ile yerleşen İngiltere ve Fransa’nın bölgedeki çıkarlarını devam ettirmek amacıyla sağladıkları yardım ve hoşgörü ile başlayan bu faaliyetler 1927 yılında Kürtçce “benlik” manasına gelen Hoybon, Ermenice “Ermeni yurdu” anlamına gelen. Haypun kelimesinin birleştirilmesiyle ortaya çıkan bir isim olan Hoybun Cemiyeti’nin kurulması ile sonuçlanacaktır.
Bu yeni organizasyonun en önemli özelliği ve öncekilerden farklı yönü Türkiye’ye karşı isyana mütemayil veya Müterake döneminde İngilizlerle işbirliğine giren Kürt liderleriyle Ermeni Taşnak liderleri arasındaki işbirliğine dayanmasıdır.
1927 yılı boyunca devam eden toplantı ve faaliyetlerden sonra 5 Ekim 1927 tarihinde Lübnan’ın Bihamdun kasabasında geniş çaplı bir kongre yapılarak Hoybun Cemiyeti kurulmuştur.
Kuruluş hazırlıklarına Irak’ta İngilizlerin kontrolünde başlanan Hoybun Cemiyeti’nin esas kuruluş kongresinin Fransa’nın kontrolünde ve Ermenilerin güçlü olduğu bir bölgede yapılması, Cemiyette hem Ermenilerin ağırlıklarını hissettirmeleri hem de Fransızların kontrolüne doğru kayması olarak değerlendirilebilir. Kongrede cemiyetin başkanlığına Celadet Ali Bedirhan seçilmiştir.
Kongrede; Hoybun Cemiyeti’nin amacı;
“Türk Kürdistanın bağımsızlığı olarak” tesbit edilmiş, Türkiye’nin dışındaki “hiçbir millet ve devlete karşı aleyhtar ve tecavüzkar bir vaziyet almamayı şiarı ittihaz eylemiştir denilmektedir. Bu bağlamda öncelikle İran devletine, Irak ve Suriye’deki Arap halkına ve Onların himayecileri olan İngiliz ve Fransızlara karşı dostane bir tutum takınmayı ve sonra da aynı kadere sahip olan Ermenilerle dostluk kurarak ortak düşmana karşı işbirliği yapmak. Ermenistan ve Kürdistan’ın bağımsızlıklarının toprak bütünlüklerinin karşılıklı olarak kabul edilmesini temel bir prensip olarak ilan etmiştir.
Daha kuruluş aşamasında fikir ve eylem birliği yapan Hoybuncularla Taşnak Ermenilerinin bu dayanışması görüldüğü gibi Cemiyetin amaç ve ilkelerine de aynen yansımış, 21 Haziran 1928 tarihinde Halep’te bir ittifak yaparak bu durumu resmileştirmişlerdir.
Hoybun Cemiyeti Başkanı Celadet Ali Bedirhan ile Taşnakların Cemiyet nezdinde temsilcisi olan Vahan Papazyan arasında Türkiye’ye karşı Halep’te yapılan bu ittifakın Dahiliye Vekaletinin Başvekalete yazdığı Cemiyet faaliyetleri ile ilgili 18.7.1929 tarihli gizli rapora göre maddeleri şunlardır:
1. “Ermeni Taşnıak Cemiyeti Kürt milleti ile aralarında geçmiş olan maceraları unutmuş bir ittifak yapmıştır. Kürt Hoybun Cemiyeti de hakiki düşmanlarını anlayarak Ermeni milleti ile ittihat ederek ortak amaçlar için kuvvetlerini harcayacaktı r.
2. Kürt istiklalini temin ve milli amaçların elde etmek için siyasi, idari ve askeri bütün kuvvetlerini Taşnak Cemiyeti memnuniyetle ortaya koyacaktır.
3. Ermeni hükümet ve milletinin bütün amaç ve arzularını tatmin ve hukuki meşruiyetini temin etmeyi Hoybun Cemiyeti bir vazife olarak kabul eder.
4. Ermeni ve Kürdistan sınırları her iki cemiyet mührü ile tasdik edilen haritalardaki gibidir.Bu harita’da Doğu Anadolu bölgesini Kafkasya’ya kadar içine alan esas Ermenistan ve Çukurova bölgesinde de güney Ermenistan çizilmiş olup, alımda;
“Rize Ermenistan’ın mahrecidir. İskendurun Körfezi ise Cenubi Ermenistan’ın mahrecidir. Bu iki Ermenistan aarsında vasi ve müttefik bir Kürdistan vücuda getirilecektir” şeklinde bir açıklama yapılmıştır.
5. Taşnak ve Hoybun Cemiyetleri mağdur Nasturi, Yezidi ve Çerkezlerle birleşmeyi ve onların hakiki hürriyetlerini taahhüt ederler.
6. Dağınık Çerkezlere Suriye’de, İsraile bahşedilen imtiyaza benzer bir imtiyazla belirli bir yurt tahsisine çalışılacaktır.
7. Taşnak ve Hoybun Cemiyetleri İranlı Fars ırkdaşları ile dostluk ve işbirliği içerisinde yaşamak isterler.
8. Rıza Pehlevi hazretlerinin emirlerinin tarafların menfatine olduğu kabul edilmiş ve İran’da özel olarak hareket serbestliği hakkı elde edilmiş olduğundan her iki cemiyet bu meseleye son derece riayetkar olacaktır.
9. Hoybun Cemiyeti Kürt amaç ve isteklerini Taşnak Ermeni Cemiyeti de isteklerini tesbit etmişlerdir. Bu madde bir siyasi ilke olarak kabul edilmiştir. Binaenaleyh bütün Kürtlerin temsilcisi Kürt Hoybun Cemiyeti ve bütün Ermenilerin temsilcisi Taşnak Cemiyeti olarak kabul edilmiştir.
10. Taşnak Cemiyeti, Hoybun Teşkilatı için gerekli unsurları temin edecektir. Bu çerçevede Türkiye’ye karşı hareketin icrasına başlanıldığı zaman Taşnak Cemiyeti gene Karakin, Nejde, General Dm, General Subuhı, General Simpat, General Nazarbekofve General Gargatof gibi kıymetli kumandanlarını istihdam etmeye amadedir.
Haybun Cemiyeti de Seyyit Mehmet Taha, Seyyit Abdullah, Muşlu Kasım Bey, Hakkarili Şeref Bey, Onun oğlu Hasan Bey, Batnusi Hüseyin Paşa, Barkinli Mehmet Sıddık, Mustafa Nadir ve Musa Bey ve Osmanlı ordusunda hizmet edip Cemiyete ilhak eden bilcümle zabitini istihdam etmeye amadedir.
11. Dersim, ruhu meselesidir. Kürt harekatına istinat noktası teşkil eder. Haydaranlı, Bahtiyarlı, Lolanlı. Balabanlı, Karakiyhili, Arelli ve Çarıklı aşiretlerinin tamamen elde edilmesi lazım geldiğinden bu hususu Hoybun Cemiyeti deruhte eder. Bu durum müştereken tesbit edilerek karar altına alınmıştır.
12. Türkiye’ye karşı dışarıdan yapılacak genel bir harekât için muayyen ve detaylı bir plan hazırlanacaktır.
13. Taraflarca seçilecek temsilciler daima temas halinde bulunulacak ve önemli meseleleri merkezi umumiye bildireceklerdir. Tarafların temsilcileri Halep’te bulunacaklardır.
14. Bu ittifakın tatbik ve icrasını Ermeni Taşnaksutyun ve Kürt Hoybun Cemiyeti deruhte ederler.
Kaynak: YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARINAY
ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU
1 Bayram Kodaman, II. A.H. Devri Doğu Anadolu Politikası. Ankara. 1987, s. 105-107.
2 Ömer Kürkçüoğlu, Türk-İngiliz İlişkileri (1919-1926), Ankara, 1978, s. 15-27.
3 Berlin Antlaşmasından sonra İngiltere Kıbrıs ve Mısır’a yerleşmiştir. Fahir Armaoğlu, Siyasi Tarih 1789-1960, Ankara, 1973, 276-278: Kürkçüoğlu, a.g.e. s. 27-28.
4 Stefanos Yerasimos. Milliyetler ve Sınırlar, İstanbul. 1994, s. 123; Orta-Doğu üzerinde büyük devletlerin mücadelesi için bkz. Ergün Aybars, “Orta Doğu, Emperyalizm, Petrol ve Türkiye”, Beşinci Askeri Tarih Semineri Bildirileri. I. Ankara, 1996 s. 509-542.
5 Min Kemal Öke, Musul Meselesi Kronolojisi (1918-1926), İstanbul, 1987, s. 14-15.
6 Yuluğ Tekin Kural, Osmanlı İmparatorluğu’nun Paylaşılması, Ankara, 1986, s. 19-20; J.C. Hurewitz., Diplomacy in the Near and Middle East. A. Documentary Record: 1914-1956, Vol. II, New York. I95S. s. 18-22.
7 Hasan Koni. “Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’yi Bölme Çabalan” Beşinci Askeri Tarih Semineri Bildirileri, I, Ankara, 1996, s.84.
8 Kürkçüoğlu, a.g.e. s.68; Osman Olcay. Sevres Andlaşmasına Doğru, Ankara. 1981, s.XIII.
9 Noel ve Wooley’in bölgedeki faaliyetleri için bkz. M.Kemal Öke. İngiltere’nin Güneydoğu Anadolu Siyaseti ve Binbaşı E.W.C. Noel’in Faaliyetleri, Ankara. 1988. s.29-66.
10 “Kürt Teali ve Terakki Cemiyeti” olarak da bilinen bu cemiyetin kuruluşu ve faaliyetleri ile ilgili olarak bkz. Tarık Zafer Tunaya. Türkiye’de Siyasal Partiler C. II. İstanbul. 1986. s. 186-212; A. Haluk Çay. Her Yönüyle Kürt Dosyası, 4.”B. Ankara 1996. s.307-313.
11 Cemiyet mensupları 2 Ocak 1919’da İngiltere’ye başvurarak İngiliz mandası altında Özerk Kürdistan kurulmasını talep etmişlerdir. İngiltere’de Cemiyet mensuplarından bir piyon olarak yararlanmayı ihmall etmiştir. Bkz. Salahi R. Sonyel. Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika, I. Ankara. 1973. s. 26-27. Tunaya. a.s.c. s. 197-198.
12 Çay. a.g.e. s.310-311: Öke. İngiltere’nin Güneydoğu Anadolu Siyaseti, s. 74-78.
13 İstanbul’da, gerek Mebusan Meclisin’de, gerekse Kürt Teali cemiyeti mensupları ile hükümet arasımla özellikle Şerif paşanın Ermenilerle anlaşması ve cemiyetin İngiltere’nin himayesini istemesi sert tartışmalara yol açmış, bu girişimler üzerine bölge aşiretlerinden İstanbul’a gelen telgraflarda” İstanbul’daki cemiyetin bölge halkı ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, Kürtlerin Osmanlı Camiasına içten bağlı oldukları belirtilmiştir. Tunaya. a.g.e. s.191-197. Öke. İngiltere’nin Güneydoğu, s.68-72.
14 Kürt önderleri İngiliz işbirliğini fazla belli etmemek için Noel’den ayrı yolculuk edip Halep’te buluşmuşlardır. Sına Aksin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele, İstanbul. 1983. s.539-540.
15 Başka Wilson angaje olmasına rağmen General Harbord’un bölgede yaptığı incelemeden sonar ABD kongresi bu fikri reddetmiştir. Geniş bilgi için bkz. Seçil Akgün, General Harbord’un Anadolu Gezisi ve Raporu. İstanbul. 1981.
16 Anlaşmanın “Kürdistan” başlıklı bölümü için bkz. Seha L. Meray-Osman Olcay. Osmanlı İmparatorluğunun Çöküş Belgeleri, (Mondros Bırakışması. Sevr Andlaşması İlgili Belgeler). Ankara.1977.s 67-68: Nihat Erim. Devletlerarası Hukuku ve Siyasi Tarih Metinleri”, C.I. Ankara. 1953. s.
17 Özellikle Koçgiri Ayaklanması bu açıdan önemlidir. Bkz. Çay. a.g.e. s. 317-320; Türk-İstiklâl Harbi V Cilt İstiklâl Harbinde Ayaklanmalar, Ankara. 1974. s. 259-2S1.
18 Lozan’ın 3. maddesine göre Türk-Irak sının anlaşmanın imzalanmasından sonra dokuz ay içinde Türkiye ile İngiltere arasında çözülecek, aksı halde anlaşmazlık M.C.’ne götürülecekti. Lozan Barış Konferansı, Tutanakları – Belgeler, takım II. Cilt 2. Ankara. 1973. s.4; Buna dayanarak İngiltere Haliç Konferansından sonra M.C.’ne başvurmuştur. Kürkçüoğlu. a.g.e. s. 290 – 293.
19 İngiltere’nin Nasturilerle ilgili politikası ve İsyan hakkında geniş bilgi için bkz. Yonca Anzerlioğlu. Nasturiler ve 1924 Ayaklanması H.Ü. Yayımlanmış Yüksek I.Kulis Tezi. Ankara. 1996.
20 Yaşar Kalafat, Şark Meselesi Işığında Şeyh Sait Olayı, Karakteri, Dönemindeki İç ve Dış Olaylar, Ankara, 1992. s. 128-129; Martin van Bruninessen. Kürdistan Üzerine Yazılar, Çev: N.Kıraç vd. 2.B İstanbul. 1993, s. 160.