Demir zincire bağlı ayak bileğin,her defasında sana hatırlatır,soğuk duvarlara dayandığın sırtını.
Dışkı kokuları keskin bir şekilde 1.25 metrekare hücrenin diğer köşesinden burnuna doğru ilerlerken.Uzamış tırnaklarını teninemi saplasan, nemli ve mantar kaplamış duvarlarımı işlesen?
Esirsin.Heryer kokuyor.Herkesin konuşmaları beşinci boyutdan uzanan tınılar gibi biçimsiz birşeyler.Giydiğim her ceket Xsmall geliyor.Belki ceketlerini satın aldığım hayatların Ahları.Kuralları bilmiyorlarmış gibi.Ahlarınızında analarını satayım.
Hayat her defasinda 4 degilde 3 yapraklı yoncayı sunarken,ulan yinemi olamadı?
Deleryuma sürükleyen iksiri bırakalı çok oldu.Beynimin belki yuzde ikisini değilde yuzde 0.5 ini kullanırken tamamıni kaypetmemek için.
Uslu olmaya karar verirken sadece şunu düşündüm,herkes bencilliğinin bilinçsiz korkularında boğulurken;
"Hiçbir şeyden korkmuyorum, hiçbir şeyden! Senin sevginin sınırIarı hariç."(Friedrich Schiller).
....