Damla; Sabah erken saatlerde evden dışarı çıktı. Güneş yavaş yavaş yüzünü göstermeye başlamıştı. Bahar mevsimi olmasına rağmen, hafiften esen rüzgar içinin ürpermesine sebep olmuştu. Arabasına binip şirkete geldi. Masanın üstünde yığılı dosyaları tek tek incelemeye başladı. Uzun süredir işleri ile ilgilenemediği için bir sürü şey birikmişti. Dosyaları kontrol etmesi akşamı bulacak gibi görünüyordu.Birkaç saat kontrol ettikten sonra işlerin hiçte iyiye gitmediğini fark etti. G irdikleri bir çok ihaleyi kaybetmişler son dönemde kendisinin yokluğunda hemen hemen hiçbir işi alamamışlardı.Yıllarını harcadığı, uzun emekler verdiği iş yerinin elinden kayıp gitme ihtimali bile yüreğinde bir daralma hissine sebep olmuştu. Acil çözümler üretmesi gerektiğini biliyordu. Telefonu eline alıp Emily'nin numarasını çevirdi. Kahve içmeye davet etti. Emily ''yarım saate kadar yanınızda olurum.'' diyerek telefonu kapattı. Emily gelene kadar dosyalarla olan mücadelesine devam etti.Aradan yarım saat geçince kapısı çaldı. Sekreteri Pia '' beklediğiniz misafir geldi Damla hanım'' dedi. Emily içeri girdikten sonra kahveleri söyleyen Damla, Emily'e oturması için koltuğu işaret etti. Sohbet etmeye devam ederlerken Emily , Damla'nın yüzündeki sıkıntılı ifadeye anlam vermeye çalışıyordu. Bir süre sonra sorma ihtiyacı hissetti. ''Neyiniz var sizin '' Damla kahvesinden bir yudum daha aldı. '' İşler çok iyi gitmiyor. Tek başıma bir yere kadar yapabiliyorum güvenebileceğim birisine ihtiyacım var.''