a. Toplumsal kurumlar, hem kendi içlerinde, hem de diğer kurumlarla
organik ve göreli bir bütünlüğe sahiptir. Bir bütün olarak toplumsal sistemi
oluştururlar.
b. Toplumsal kurumlar, bireylerin, değerlerin, normların ömründen daha
uzun süre devam eder. Örneğin; Tanrı buyruklu (teokratik) hukukun yerini lâik
hukukun alması, saltanat yönetiminin yerini parlâmenter yönetimlerin alması
kurumların zaman içindeki değişimini ve dönüşümünü gösterir.
c. Her toplumsal kurum, zorunlu olarak birtakım toplumsal gereksinimleri
gidermektedir. Örneğin; eğitim kurumu, bireyin toplumsallaşmasını ve bir meslek
edinmesini sağlar.
d. Herhangi bir toplumsal kurumdaki değişme, diğer toplumsal kurumları
da etkiler. Kurumlar arasındaki değişme, zincirleme olarak gerçekleşir.
e. Bir kurumun işlevleri, bazı bireyler o kuruma katılmasa da toplumun
çoğunluğu tarafından genel olarak kabul edilmiştir.
f. Bir toplumda bütün kurumlar birbirine bağlı olsalar bile, her kurumdan
beklenen birtakım kural, değer ve davranış örüntüleri farklıdır.
Hayatın ağıtını bilenler anlar ancak.
Değeri değere değen kavrar.
Bilgi kokmayan karşı çıkışlarda cehalet kokusu ve kompleks vardır.