Frida Kahlo’nun Çocukluğu;

Henüz 6 yaşındayken çocuk felci geçiren Kahlo için bu hastalık, ölüme çelme attığı ilk hamlesiydi. Çünkü o zamanlar pek çok çocuk bu hastalıktan dolayı yaşamını yitiriyordu. Ancak Frida direnerek hastalığı yenmiş ama bir bacağı diğerine göre daha ince kalmıştı. Çocuk felcinden Frida Kahlo’ya yadigar kalan ince bacağı ona “tahta bacak Frida” gibi hoşlanmadığı lakaplar takılmasına neden olmuştu. Ve sonraları dünyaca ünlü bir ressam olacak küçük kız, bacağındaki incelme yüzünden hep uzun etekler giyecekti.
Bir erkek çocuğu gibi büyüyen ve okul yıllarında daha çok erkeklerle arkadaşlık eden Frida’nın başa çıkmak durumunda kaldığı ilk engeli bacağı olmuştur. Yılmayan Kahlo, tıp eğitimi almaya karar vererek, Meksika’daki Ulusal Hazırlık Okulu’na girdi. Nitekim dönemin en iyi okullarından biri olan bu okula girerek bir ilke imza atmıştı.

Çünkü daha önce okula hep erkek öğrenci kabul edilmişti ve Kahlo Ulusal Hazırlık Okulu’nda okuyan ilk kız öğrencilerden biriydi. Burada sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda kendini geliştiren Kahlo’nun, gelecekte Meksika’nın önemli isimleri olarak anılacak Alejandro Gomez Arias, Alfonso Villa ve Jose Gomez Robleda gibi okul arkadaşları vardı. Ve Kahlo eğitimine devam ederken, zaman 17 Eylül 1925 tarihine doğru hızla akıyordu. Bu tarihte yaşanacak kaza Frida Kahlo’nun hayatında bir dönüm noktası niteliği taşıyacaktı.
1925 yılının 17 Eylül’ünde erkek arkadaşı Alejandro Gomez Arias ile okuldan dönen Frida’nın bindikleri otobüs bir tramvayla çarpıştı. Çok sayıda insanın hayatını kaybettiği kazada Frida da ağır şekilde yaralanmıştı. Sayısız kırık çıkığın yanı sıra karnından girip omurgalarını zedeleyerek dışarı çıkan demir bir çubukla hastaneye götürüldüğünde doktorlar yaşama şansının düşük olduğunu söylemişlerdi. Ama Frida bunu da atlatmış, ikinci kez ölümden dönmüştü. Feci kazadan tam 1 ay sonra, yani 17 Ekim 1925’te hastaneden taburcu edilmişti. Acılar içerisinde kıvranmasına rağmen bunu yansıtmayan Frida uzun süre boyunca doktor, hastane, ilaç, yatak ve korselerle iç içe olacaktı. Tam 32 kere ameliyat olan Frida’nın bütün günü yatakta geçiyordu. Ve bu süreç aileyi yalnızca manevi açıdan değil maddi açıdan da zorlamaktaydı.