Ufak bir ev. Yatak odasına atılmış çift kişilik bir yatak. Salonda televizyonun karşısındaki üçlü koltuk..

O yatakta uyuyalım birlikte, bilmediğim bir hissin defalarca hayalini kurmayı sever oldum. Seninle uyumanın hayali bile bu kadar güzel iken kim bilir birlikte uyusak oracıkta ölür giderim mutluluktan.
Hayallerim, hayallerimiz.. Hepinizin hayali var dimi bazılarımızın meslek, evlilik, yurt dışı, seyahat vs vs vs. benim hayalim mutluluk. Ah tabii ki öyle kuru kuru mutluluk değil, senin dahil olmadığın bir mutluluk olmaz zaten.

Düşünsene,
Salondaki üçlü koltukta dizinde yatıyorum, parmakların saçlarımdan geçerken o an zaman durmalı orada öylece mutlu ölmeliyiz. Kahve getirmelisin sonra aşık olduğum öpmeye doyamadığım avuç içlerini ısıtmalı sonra ben o avuç içlerini sevmeliyim bir kez daha..

Senin kucağında karşımızdaki televizyonda filmi izlerken uyuya kalmalısın, bu sefer hayatımın en güzel filmine geçmeliyim televizyonu kapatıp, seni izlemekten daha güzel film olabilir mi? o güne kadar defalarca izlediğim yüzünü bir kez daha kirpiklerinden dudaklarına kadar incelemeliyim, ezberlemeliyim..
işte o ufakcık evde mutluluğum saklı benim, hayallerim..