d) Rahata kavuşmak.
Danyal (a.s.) demiştir ki: Rüyada bir dağın üstünde olup bunu kendi mülkü
zannettiğini görmek, kadri yüce bir kimseye delâlet eder.
Bir kimsenin rüyada Arafat, Cûdi, Uhud ve Tur dağlarından herhangi birini görmesi,
ulema ve salihlerin hizmetinde bulunacağına delâlet eder. Rüyada dağın kendisiyle
beraber yürüdüğünü görmek, çıkması muhtemel bir harp ile tâbir olunur.
Yine dağın semâlara yükselerek insanların başları üzerinde olduğunu görmek, bütün
insanları kaplayacak korku ve şiddete delâlet eder.
Rüyada üzerinde nebatat ve su bulunmayan bir dağı görmek, kâfir ve azgın bir melik
ile tâbir edilir. Eğer dağda nebatat biter ve sular da çağlar ise, bu defa, o rüya dindar
bir devlet reisine delâlet eder.
Rüyada dağın yandığını veya düştüğünü görmek, şanlı, yüksek ve makam sahibi bir
zatın vefatına veya sultanın o kimseye galip gelip kahretmesine delâlet eder.
Rüyada çıkmakta olduğu dağın yarısına geldiğinde, orada kalıp ne aşağı inmeye, ne
de yukarı çıkmaya imkân bulamadığını görmek, ömrünün yarısında vefat edeceğine
delâlet eder.
Bir kimsenin rüyada gökten, şehir üzerine bir dağın indiğini görmesi, o şehre yeni bir
valinin geleceğine delâlet eder.
İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada kendisini bir dağ üzerinde görmek, ana
babaya âsi olmak ve yakın ecel ile tâbir olunur. Dağ üzerinde oturması onun
ölümüdür. Dağ eteğinde olması ise, hayat ve yaşayışının müddetine delâlet eder.