Elif Dedimse
Elif’ten kıskandın beni. Elif, dedimse bir harf diyorum.
Bizim harfimiz, çocukluğumuzun, coğrafyamızın güzeli…
Elif olmasa başıboş kalacak harfler.
Elif, sırtını çöle dayamış, uykulu bir yolcu gibi uzanıyor
Yeryüzüne. Sonra gökte iki yıldız beliriyor…
Elif, yolculuğun inceliği, zarafeti… Bir masal
Kahramanı. Ne yapsa, nereye gitse, nasıl dursa
Alfabenin bir harfini anlatıyor bize.
Elif, alfabenin içinde kendini yaşayan doğurgan bir
yapı. Şöyle sırtını bir ağaca dayasa; güneş, eğse bükse
gölgesini, sulardan geçip gitse, yağmur damlaları değse
eteklerine, yıldızlansa gözleri, kıvrılıp uyusa vav gibi,
ellerini, iki yana açıverse, yanıbaşına uzanıp uyusa
ikindileri, iki büklüm dolaşsa çölleri… Yine bir
alfabenin içinde duruyor Elif. Harflerini yazıyor. Çölde
kendini arayan, kendince harfler kuran bir bedevi gibi…
Harfleri ayna Elif’e. Elif, be, te, se…
Eliflerin gide gide, kıvrıla kıvrıla, eğile büküle “yeâ€
Olduğunu anlatıyor bize. Alfabe kutsal bir dokunuşla
Elif gibi başlıyor, dosdoğru… Ye gibi bitiyor sonra.
Yılan gibi…
Şimdi herkes harfini arayacak sevgilim.
Elif olmaksa zor.
Bazıları kendini Vav’da bulacak, bazıları iki gözü iki
Çeşme He’de. Bazıları “ye†gibi, sürünecek dünyanın
Toprağına, mim olup kalacak…
Bazıları başına üç yıldız konmuş taçlar giyecek,
Şehzadeler gibi uyanacak bazıları…
El pençe divan duran köleler, kalpleri incilenmiş
Âlimler, tahtlara oturmuş hâkimler, yersiz yurtsuz
Yolcular vesaire vesaire…
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.