ahlakın teoloji kaynaklısını safsata olarak değerlendiriyorum. bahsi geçen kitaplardaki 'iyi ahlak' kavramı zaten bahsi geçen kitaplardan yüzyıllar önce doğan ve zamanla birlikte kültür destekli değişen 'evrensel iyi'lerdir. ahlak, vicdandır ve vicdan kitaplardan öğrenilmez: ciğerden gelir.
öpüşmeyi yahut sevişmeyi ahlaksızlık olarak değerlendirmenin makul bir yanı olduğunu ise düşünmüyorum, küfretmeyi de öyle; fakat çoğumuzun sevişmek yahut öpüşmek ile karışılaştırıldığında yalan, hırsızlık, taciz, rant, adam kayırmak, rüşvet gibi kavramlarına verilen ahlaki değerleri daha düşük düzeyde tutuyoruz. bu da beraberin insan haklarından, hukukun üstünlüğü ve eşitlik ilkelerinden feraget etmemize sebep olabiliyor. örneklendirecek olursam: sokakta öpüşen çiftin verdiği rahatsızlık sokakta dövülen kadında hissedilmiyorsa burada ahlaktan bahsedemeyiz.