Ellerimi bıraktı.Bir yaprağın dalından kopuşu gibi.
Bana kenetlenmiş gözleri büyüyordu ve cevabını veremeyeceğim, engin bir Türkçe isteyen o yalın, masum soruyu sordu:
‘‘Beni seviyor musun?’’
Seni sevmek mi?
Başka bir şey yapamıyorum ki
Sen ışık olsan, ben karanlık olabilirim ancak
Geceyim say misal
Beni öldüren güneş isen
Beklemem mi sanıyorsun doğuşunu
Sana dokunmak erimek olsa
Bir kardan adam misal
Kucaklanır sıcaklığın, aydınlığına sarılırım
Ve soruyorsun ya hani
Ben, ‘‘seni seviyorum’’ diyerek kısıtlayamam ki kendimi
Ne basit, ne sıradan bir kelam..
Seviyorum seni ha?
Yo.. Kusuruma bakma
Oysa isterdim bir kaç kelime ile hislerimi anlamanı
Mümkün olsaydı şayet..
Bin ciltlik ansiklopediyi özetleyebilir misin bir sayfada?
Yo.. Ben diyemem öyle. Hani dersem de bil:
O an anlatamadığımdan içimdekileri
Acizliğimdendir sadece..