Açık pencerelerinden
Seheri bir top gibi fırlatan
bu kente şimdi
hangi rüzgâr uğrar
hangi yağmur siler gecelerini
Seher öldü
ölmüş çiçekleri de
yalnız iki dal hercai menekşe
ve düşlerindeki kum zambağı
herkes döndü
teleğinde uzun ve hüzün kışları taşıyanlar
yenilenler konuşanlar
susarak aşanlar kanlı tezgâhları
kurtlar döndü ayakları beyaz boyalı
yeni bir şenliğe bellekler temizlendi
ekranlar temizlendi sayfalar temizlendi
orda öylecene durdu çocuk yüzüyle
kanayan bir Seherin gölgesi
Gülten Akın