30. Bölüm
Mete: Öykü, aa ne oldu ya. Bu ne hal?
Öykü: Mete bırak beni şimdi. Ayaz elden gidiyor hemen boşanmamız lazım. Ben gelirken ilk avukata girdim konuştum tamam mı imzala bunu.
Mete: Ne bu?
Öykü: Dilekçe. Eğer ikimiz hemfikirsek en yakın tarihe duruşma veriliyormuş. Bu arada avukat bana neden boşanıyorsunuz diye sordu bende dedim ki; hayırsızın teki çıktı dedim. Gece eve gelmiyor Allah bilir nerelerde sabahlıyorsa artık dedim, tuvaletin kapağını kapatmıyor, diş macununu ortadan sıkıyor delirtiyor beni dedim.
Mete: Anlıyorum Öykü.
Öykü: Bak anlatıyorum sana eğer sanada sorarlarsa ağız birliği olsun tek celsede bitsin bu iş.
Mete: Eee, dövüyor falan da deseydin belki daha çabuk boşarlardı.
Öykü: Ben panikten ne söylediğimi bilmiyorum ki , tabi ya, keşke deseydim şiddette var hakim bir celsede boşardı bizi.
Mete: Öykücüm bu güne kadar Ayazla kaç kere ayrılıp barıştınız acaba?
Öykü: Bilmiyorum, tam sayıyı bilmiyorum ama eğer tam olarak soruyorsan
Mete: Yok sayıyı istemiyorum, yani ilk küsmeniz değil ilerde yine barışırsınız diyorum.
Öykü: Bu sefer farklı Mete, bu sefer çok farklı! Sen o sarı kafaya nasıl sarıdığını görmedin. Tanıyormuş gibiydi ya sıcacık!
Mete: Sarı kafa kim?
Öykü: Tanıma, tanıma sonra arkasından çok üzülürsün. Son günlerini yaşıyor o, ellerimle boğucam onu. Mete ellerim nasıl titriyor baksana engel olamıyorum titremesisine. Çok korkuyorum Mete, Ayazı kaybetmekten çok korkuyorum ben. Böyle, kalbime kalbime bir şey sıkışıyor. Sanki Ayaz olmazsa ben bir daha nefes alamicak gibi oluyorum…Camı, camı falan mı açsak acaba?
Mete: Tamam sakin ol sakin ol bak ,ben belgeleri imzalicam tamam mı. Hem Ayaz senden öyle vazgeçemez çünkü sen öyle kolay kolay vazgeçilecek bir kız değilsin.
Öykü: Değilim dimi?
Mete: Değilsin tabi, değilsin de sen bir tek kokuyorsun Öykücüm hem de çok kötü kokuyorsun.
Öykü: Çöpe düştüm Mete, aşkımdan çöplere düştüm ya perişan oldum.
-
Ayaz Öyküyle konuşmuyor, Öyküde bahçe camından ona sesini duyurmaya çalışır ama Ayaz çıkmaz dışarı, ama elbette dayanamaz Öyküde sesini duyurduğunu bilemeden içini döker...
Öykü: Durmadan Mete’den bahsediyorsun. Kaç kere söylicem sana ya, kaç kere anlatıcam, bitti o arkadaşız işte sadece. Ben bir tek senin gözlerine bakınca kayboluyorum, bir tek sen varsın. Sensiz olduğum zamanlarda böyle içime böyle bir acı çöküyor, hiç geçmicek sanıyorum, şimdiki gibi. Çok canım acıyor Ayaz, ama sen bana güvenmiyorsun en acısı da bu. Bide , bide o sarışın doktor çıktı başımıza. Ya bunu bana ders vermek için yapıyorsan tamam, aldım ben dersimi. Daha napıyım Ayaz? Avaz avaz bağırıyım mı? Ayaz yokken benim dünyam dönmüyor duruyor mu diyim. Tamam tamam durma devam et böyle, hep ağlat beni, hep üz
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.