Beden denilen süresi belli olmayan hapishanenin içinde tek özgürlük düşüncelerinken, niteliksiz tetiklerden sıkılmış gayretlerin boş kovanları, sağlık olsun tesellileriyle toplanmıyor artık.
Özgürlüğü kısıtlı doğmuş kafes kuşları gibi çırpınıyorken, bir yorum, bir cümle,
bir sürü yorgun yaşanmışlık başlığıyken, yeni doğacak cevaplar poposuna vurulmadan ağlamasın demek çok mu acımasız olur sitemlere...
Kimsesiz bakışların uzun yolculuklarına göğüs germiş zamana teşekkürler öncelikle. Konuşmaya zaruri bir huriliğin dilinde uyuya kalan söylenecekler değiliz elbette. Zaten geçmiş zamanların gurur verici savaşları artık daha başka. Gözlerimin sayfalarını açıp insanları okuduğumda, nokta koydukları cümlelerin alev alev yalanları, kızartıcı bir utangaçlıkta yanmıyor artık. Nedir,
nasıldır, kimdir acabalarında yorulmayın.
Sınanmakla sulanan sinirlerin büyüttüğü çiçeklere kızıyor kızmıyor falı bakmayı deneyerek, insan halleri batıllıklarına hiç gerek yok...