Pratik anlamda materyalist olanlar kendini değiştirmeye açıktır ve saptadığı gerçekleri kabul eder. Teorisine göre pratiğini denerler ve eğer yanılırlarsa, ardından başka bir pratik denemeye koyulur. Önceki yanlışlarını tekrar etmez ve ders çıkartması gerekir.

Örneğin, basit bir düzenekle elektrik üretmeye çalışan birini düşünün. Bu kişi her defasında farklı bir şey deneyerek 50. deneyin sonunda elektrik üretmiş olsun. Önceki 49 deney, onun için elektrik bulunamayacağı kanıtlanan 49 yöntemdir. 50. deney ise kafasında kurduğu teorinin doğru pratiğidir.

Kendisine göre düşünmek, saplantılı düşünceleri olmak, sekter(bağnaz) tutum takınmak, gerçekçi olmamak, hayal dünyasında yaşamak, önermesinin gerçekleşebilir olup olmadığına dikkat etmemek... idealistçe tavırlardır. Materyalist olan kişinin bu şekilde davranması pratiğinde tutarsızlığa yol açar.

Şimdi Daha değişik bir örnek verelim:

Diyelim ki; herhangi bir konudaki olumsuzluğun(örneğin iş kazaları) sebebinin(ekonomik sistemle alakalı olması) neden toplum tarafından anlaşılamadığı öğrenilmek isteniyor.

Materyalist olan kişi buna göre pratik kurarken nesnel gerçeklikler üzerinden hareket eder. Buradaki baskıyı, egemen medyayı, radyo ve sinemanın propagandasını inceler. Buna karşın gerekirse bildiri, broşür, gazete vb. araçlarla ne istediğini anlatmak için elden gelen bütün yolları araştırır ve ona göre pratiğini dener.

Bu somut bir örnektir ve kişinin bulunduğu koşullara ve imkanlara göre farklılıklar da gösterebilir. Çünkü koşullar her zaman aynı değildir.

No Pasaran
*************


Yararlandığım Kaynak : Georges Politzer - Felsefenin Başlangıç İlkeleri