Yıllara sığmayan hayallerime çizdim
Seni incitmeden.
İlk adımlarını göremediğim,
Rüyalarımda sakladım usulca.
Gülücüklerini özledim,
Gamzeli yanaklarına,
Düşen buse mi aradım.
Ayrılık çökerken,
Temmuz ayının kavurucu sıcağında,
Acımasızca horlanıp,
Alırlarken kucağımdan seni,
Kopartılan çiçeğimin tohumları
Düştü yüreğe;
Belki...!
Yeniden yeşerirsin diye
Sakladığım gözyaşlarımın,
penceresinden serptim
Arka bahçeye.
Hasretle bekledim
Bir gün çalarsın kapımı.
Avucunda getirirsin umutlarımı,
Yumuk,yumuk, ellerini öperek
Pembe gül yanaklarını,
Koklamak istedim.
Duyamadım dudaklarının,
Arasından anne deyişini
Ağzının kenarlarına bulaşan
Ak sütümün iki damlasıyla,
Koparttılar seni benden.
Sorma...!
Unuttum mu asla!
Sende duymadın
Yavrum diye seslenişimi
Kaldırım taşlı sokak arasında
Misket oynarken
Sen yavrum
Köşe kapmaca oynayan çocukların,
Arasın da aradım seni
Koşar gelirsin diye,
Seyrettim habersizce.
Senin için yazıp
Sahneye koyduğum eseri,
Oynuyor yüreğim.
Baş rolde sen.
Oyunun adı;
Ölü ölüme,dirisi dirime gelmesin...
Sen söylemiştin ya hani,
Bir gün yazarsan
Ayakta alkışlarlar seni,
Hatırladın değil mi
Sahnede ışıklar yanıp sönünce,
Kapanıyor yüreğimde perde
Seni alkışlıyor hasretim.
Gözyaşlarım senin için akıyor,
Mutlu yıllar bebeğim.
Saadet Kılıçaslan