Yaşıyoruz Sessizce - Şükrü Erbaş

“Ne zaman öğreneceksiniz evlerin yalnızca eşyalardan yapılmadığını”
Sahi ne zaman?
Evi ev yapanın içindeki ses, çekmecedeki çatal sayısı ve kirli bulaşıklar olduğunu biliyor muydunuz? Biliyorsunuz. Çünkü yemek pişmeyen, sessiz ve temiz evlerin ev olduğuna ikna edemezsiniz beni. Kapısından geçenin içerdeki kahkahaları duyduğu evler hayal ediyorum, tabak sesleri konuşmalara karışan kalabalık sofralarla!
“İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde, birisi alıp götürdüğün öteki bırakıp gittiğin”
Ve fotoğraflar, birer mucizeymiş geride kalan. O hep orda, hep gülümsüyor. Dünyanın neresinde olursa olsun, ya da dünyada olmasın.
Çerçevelere sığdırmıştır dünyaları gülüşle. Kırıp atmaya güç yetmez, kaldırıp çekmeceye koysan belki. Sanki böyle yapınca kalbi de çekmeceye koyacakmış gibi. Şimdi inmiş fotoğraflarla dolu çerçeveler çıktığı duvarlardan, izi kalmış duvarda anılarının. Düşünsene, bi betonu delip geçen anı seni sağ bırakır mı? Bırakmaz.