Nostaljinin böyle sinsi bir yönü var.. sanki o karedeki dünyayı özlemek orada olmanın burada olmaya üstünlüğü oranın buraya göre çok daha güzel ve yaşanabilir olmasını düşlemek v.s. v.s. gibi..
“Dedim ya, Eylül‘dü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimin.”