Kabala, kimilerine göre bir din, kimilerine göre bir felsefe ancak Kabala aslında ne din ne felsefedir. O, kökeni eski peygamberlere -belki de daha da öncesine kadar- giden eski bir "öğreti"dir.
Hakkında az bilgi sahibi olanlar, onu sadece "Yahudi Tasavvufu" şeklinde kabul etse de, aslında Kabala, bildiğimiz Sufizm ile önemli benzerlikler taşır. Kabala, yaratılışın yapısını, insanların bu dünyada neden bulunduğunu ve onların hayatları boyunca aşmak mecburiyetinde olduğu reenkarnasyon sürecini, -dünyanın ortaya çıkışı dahil olmak üzere- tüm her şeyin hangi noktada sonuçlanması gerektiğini, "manevi olarak" açıklayan bir öğretidir.
Kabala, insanlarda var olan beş duyuya ek olarak, çok hassas bir altıncı hissin gelişmesini sağlar. Bu manevi duyuyu Kabala, "Perde" ve "Geriye Yansıyan Işık" olarak açıklamaktadır (Masah ve Or Hozer). Kabala, kelime anlamı açısından, Kabala ile uğraşan kişinin, 'yüksek bilinç almak'(manevi olarak olgunlaşmak) tutkusunu anlatan bir kelimedir.
Yahudilerin yazılı olarak konulmuş olan tanrısal yasaları yanında ağızdan ağza geçen dinsel buyrukları İbrani felsefesinin ve söylence yazılarının toplamı. Tarihleri kesin bilinmez; en eskisi evrenin yaratılışı ile ilgilidir. Bu yapıt Yahudilerin ta menşeinden itibaren halkın dini dolayısıyla Zebur’un gizli (batını) bir yorumunu yapmaktadır. Tevrat ve Kabala, belli bir zamanda yazılmış değildir. Ve oluşması yüzyıllar sürerek ortaçağın sonuna doğru tamamlanmıştır. Sefer jezirah (yaratmanın kitabı) ve Sefer Hazzahor (ışığın kitabı) adlarını taşıyan iki kitaptan oluşmaktadır.
Alıntı