Bir
kızı evlendirmek ya da nikâhdan sonra teslim etmek için, onun
anne-Babasından, ya da akrabasından birinin: "ağırlık",
"başlık", "kaftanlık", "abilik",
"dayılık" gibi adlarla para, ya da başka birşey
alması, rüşvet türünden olduğu için haramdır: Bu aynı
zamanda şerefli yaratılan bir insanı, meta' gibi parayla satmak
anlamına da geldiğinden, çok çirkin bir şeydir. Bir babanın
kızına, onu parayla satmasından daha büyük hakareti düşünülebilir
mi?



Işin
garibi, Anadolumuzun birçok yöresinde bu uygulama vardır ve adına da
açıktan açıga "satmak" tâbir olunur. Imam-Hatip Okulu'nun
iki yılını okuduğum Yozgat'ta, sınıf arkadaşımın;
"ablamı bu sene sattık" sözünü çok ilginç bulmuştum
ve hâlâ unutamıyorum.



Işin
bir diğer kötü yönü daha vardır: Islâm'ı her fırsatta
lekelemek isteyen egemen güçler, Anadolu'daki bu uygulamayı, ustaca
ifadelerle Islâm'danmış gibi gösterir ve İslâm'dan çok
kendilerine yakın olan bu cahillerin suçunu İslâm'a malederler. Bu
uyguIamayı yapanlar, bir de buna sebep oldukları için sorumludurlar.



Ancak
dügün hazırlıkları ve işlerinin yürümesi için, anlaşma
ile, hizmet bedeli olarak verilen şey başlık değildir, damat
onu geri alamaz. Halbuki başlıkparası olarak verdiği eşya
ve parayı geri almak hakkıdır. Peşin değil de, sonradan
vereceğini söylemişse, hiç vermemek de hakkıdır. Vermezse
hiçbir şey gerekmez.



Başlıkparasını,
yerinde anlatacağımız mihirle de karıştırmamak
gerekir.

alıntı