![]() |
Mahşere kadar sesim, durmadan eksiliyor içimden gidişin, bir çöl gecesi hâlâ mecâlsizim / yorgunum boşluğu solumaktan koca bir dağ ağırlığı üzerimde hüznün yaylım ateşinden gün begün düş /ürüyor hazan yaprakları eskil anıların kavruğu boş çerçevede bir selâ çiçeği onda, hangi yüz sen olabilir ki ! uzanamıyor güneşe; açamıyor güz gülü gölgenin yokluğunda koyu bir hüzzam çınlıyor gitgide karanlık boyuyor sokağımı uyanmayacak bu içimdeki gece yer açılmayacak güne hangi hekim kapatır bu yarayı kanatları kırılan kuş nasıl uçar kurak içime olmayan yağmur bulutunu hangi rüzgâr var eder üstümde salkım söğütler gibi uzansam bir dereye yıkanır mı içimdeki acılar giderir mi sana susuzluğumu ne kadar çoksun ve ne kadar az dünyama ses veremeyen bir toprak kadar ne yapsam durulmuyor içim sensiz… bu hâl böyle, mahşere kadar sürecek Anne |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:48. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem