![]() |
Bu yeter sana poyrazın elleri döverken içimdeki denizi sabır feryâdımla yarıldı bedenim talazlanan yüreğim/den çavlan bir hüzün aktı içimde sessizce bir kurt kemirip beynimi doladı saçlarımı geceye ıssız bir bozkıra sürüklendim /durmadan boş/a /luğa düştü uyku göz kapaklarımdan mağlubiyet olmadı, derdim tasam kalbimden fire veren sevgilerin ihaneti yüzüme kibirle düşen dil lekesiydi beni ateşlere salan gönül gözünü kapamış vicdansız ellerin fanusuna saklanıp soluğuna kıyametleri salması sana değildir bir tek daha ölmedin yere düşen günü kaldıracak gücün var eli boşa saldırmak hangi kitapta yazar bırak, içindeki abdalı aptal sansın onlar bir gün gelip bu rüzgâr da dinecek bu ayaz da geçecek törpülenirken bir yerlerinden diğer yanın filiz verecek dolanmasın boynun, sözde/ki kurt kapanına sorgun sualin /ne de vebâlin var senin şimdi yeşilinden öksüz bir baharsa elindeki kazı toprağını tırnaklarınla her zaman ki gibi sevgiyle sula ver kendine değerini esrik gülümseyişleri unuttur içindeki çocuğa karlar kalkınca, kir çıkar ortaya yenilmedin/ yenilmeyeceksin iklimsizdir papatyalar bilirsin yine açacaksın dağ bayır, özgürce yakmadın hiçbir ateşi sen, kinle öfkeyle sensin insanlığı değişmeyen aldatmasın seni uçurumlar ilişmesin artık yüzüne gam keder mutlu bayramlar getirip koy çocukluğundan yağmurlar inmiş gözlerini O gör(ür)dü Tanrı şahidindir, bu yeter sana |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:37. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem