Anavatanı Avrasya’dır. Ilıman bölgelerde özellikle duvar, çit ve tarla kenarlarında doğal olarak yetişir. Isırganotunun yaprak ve topraküstü kısımları; taze sıkılmış bitki suyu ve çay olarak çok sayıda amaç için kullanılmaktadır. Yaprakları; karnı yumuşatıcı ve idrar söktürücü etkisi ile idrar yolu enfeksiyonlarında, böbrek ve mesane taşlarının önlenmesi ve tedavisinde etkilidir. Taze sıkılmış suyunun sadece idrar söktürücü olmayıp, eklem ve kas romatizmaları, gut ve prostat tedavisinde kullanıldığı bildirilmektedir. Isırganotu; safra yolu hastalıklarında kullanılmaktadır. Pankreasta enzim üretimini yükseltici etkisi görüldüğünden diyabet tedavisinde de kullanılmaktadır. Yara iyileştirici olarak kullanılmasının yanında; saçı güçlendirerek saç dökülmesini önler ve kepek oluşmasına karşı etkilidir. Isırganotu östrojen hormonunun salgılanmasını baskılamaktadır. Menopoz döneminde östrojen üretimi azaldığı için ısırganotu ile bu etki daha da artacaktır. Bu nedenle kadınlar menopoz döneminde ısırganotunun uzun süre kullanımından kaçınmalıdır. Hipoglisemi hastalarının ve ani şeker düşüşü yaşayan bireylerin doktora danışmadan kullanmamaları gerekmektedir. Kalp ve böbrek yetmezliği olan kişilerde kullanılmamalıdır