Ricâm kâinâtın en şereflisine…
Herkesin “ene: ben” diyeceği günde “ümmetîm, ümmetîm” diyen size… “Cehenneme düşüyorum”, sesleniyorum Efendim.
Hak ettiğimi düşünmeksizin; çığlıklarım çaresiz… “Bir yudum su…” diyorum yâ Nebî, ALLAH için bir yudum su!..
Derinlere düşüyorum, tutun ellerimden; her yanım ağır yanık kokusu!…
Günahkâr ellerimle, iştiyâkla yazdığım mektubuma; hasretimi işledim nakış nakış her yanına…
Binbir teessür ve elemle, tecerrüd ettim bütün nefsânî arzularımdan… Mahcûbiyetimden Zâtınıza bakacak yüzüm yoktur,
Yâ Rasûlallâh!..
Âşk bir kapıya varan imiş…
Kapıyı vuran kalp imiş, bir kere vurup, bin kere duran imiş…
Âşk imiş ölüm…
“Ölmeden önce ölün” diyen Peygamber imiş,
…âleme sultan inmiş,
Ahmed-i Mahmud-i Muhammed Mustafa imiş,
aleme rahmet imiş…

Âşk imiş Âşk!..