Forumunuz.Com

Forumunuz.Com (https://www.forumunuz.com/)
-   Forumunuz Cafe (https://www.forumunuz.com/forumunuz-cafe/)
-   -   Sabah Neşesi (https://www.forumunuz.com/forumunuz-cafe/40442-sabah-nesesi.html)

Firari 21 Ağustos 2015 09:26

Cevap: Sabah Neşesi
 
Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze kafilesi farkeder; önde giden köpekli bir adam, arkasında …iki tabut ve tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam. Tuhafına gider. Kafilenin başındaki adam kuşkusuz cenazenin sahibidir, yanına yaklaşır ve sorar:
- “Beyefendi, bu acılı gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?â€� Adam yanıtlar:
- “Öndeki karım arkadaki de kayınvalidem.â€�
- “Vah vah; başınız sağolsun. Nasıl oldu?â€�
- “Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş. Kayınvalidem de karıma yardıma gelmiş onu da öldürmüş.â€� Adam biraz düşündükten sonra sorar:
- “Beyefendi kopeğinizi ödünç alabilir miyim?â€�
- “Sıraya geç…â€�

Firari 21 Ağustos 2015 09:27

Cevap: Sabah Neşesi
 
Bir yığın sebze yüklenmiş el arabasını kan ter içinde yokuş yukarı çıkarmaya çabalayan manav çırağına acıdı, yardım etti. Güç bela yokuşun başına geldiler. Geniş bir soluk alarak sordu:
- Oğlum, tek başına bu kadar yükü taşıyamayacağını ustana söylemedin mi?
- Söyledim ama...
- Öyleyse niye taşıttı?
- "Sana yardım edecek bir enayi bulunur" dedi.

Firari 21 Ağustos 2015 09:28

Cevap: Sabah Neşesi
 
Kendisini fare zannettiği için ailesi tarafından bir akıl hastanesine yatırılan adam, birkaç yıllık bir tedavinin ardından; iyice kendine gelmiş. Doktorlar, artık taburcu etmeyi düşündükleri hasta ile son bir görüşme yaparak,iyileştiğinden emin olmak istemişler. Adama sormuşlar:
-"Söyle bakalım; sen insan mısın, fare misin?" Adam gülümsemiş:
-"Doktor bey, o günleri geride bıraktım. Elbette ki ben bir insanım." Doktorlar, içleri rahatlayarak:
-"Tamam o zaman, artık burada kalmana gerek kalmadı", demişler ve çıkış belgelerini uzatmışlar. Birkaç dakika sonra, gruptaki doktorlardan biri bahçeye çıktığında, adamı bir ağacın arkasına saklanır halde görmüş.
-"N'oldu yahu? Sıkılmadın mı buradan, çıksana, git özgürlüğün tadını çıkar!"
-"İyi de doktor bey, orada bir kedi var!"
-"Eee, ne olmuş kedi varsa; hani sen artık bir fare olmadığını biliyordun?"
-"Ya doktor bey, ben fare olmadığımı biliyorum da; kedi benim fare olmadığımı nereden bilecek?

Firari 21 Ağustos 2015 09:29

Cevap: Sabah Neşesi
 
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında. "Bunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi ?"demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına getirmişler. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve "Buyurun beyler, yiyiniz." demişler. Delillerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış,ötekisi araya girmiş, "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!

Firari 21 Ağustos 2015 09:30

Cevap: Sabah Neşesi
 
Askerler sabah yoklamasında iken, komutan birine soruyor;
- Söyle bakalım nerelisin ?
- Maraşâ€™lıyım komutanım..
Komutan sinirleniyor ve askere okkalı bir tokat atıyor. Ardından tekrar soruyor;
- Bir daha söyle bakalım nerelisin ?
- Maraşâ€™lıyım komutanım…
Komutan bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere okkalı bir tokat daha atıyor. Ardından tekrar soruyor
- Ulan sana son defa soruyorum nerelisin ?
- Kahramanmaraşâ€™lıyım komutanım…
- Hah şimdi oldu diyor komutan ve yanındakine soruyor;
Oğlum sen nerelisin ?
- Kahraman Manisa’lıyım komutanım !

Firari 21 Ağustos 2015 09:31

Cevap: Sabah Neşesi
 
Küçük deve annesine sormuş:
"Anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük?"
Annesi cevap vermiş:
"Çölde kuma batmamak için."
Küçük deve tekrar sormuş:
"Peki kipiklerimiz niye bu kadar gür?"
Anne tekrar cevap vermiş:
"Çöldeki kum fırtınalarında gözümüze kum kaçmasın diye."
Küçük deve bir soru daha sormuş:
"Bizim niye hörgüçlerimiz var?"
Anne deve sabırla yanıtlamış:
"Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız."
Sonunda dayanamayan küçük deve yine sormuş :
"Peki bizim bu hayvanat bahçesinde ne işimiz var?

Firari 21 Ağustos 2015 09:34

Cevap: Sabah Neşesi
 
Kayserili Ali'ye babası hayat dersi veriyormuş:

"Oğlum senden ne kadar isterlerse istesinler hiçbir zaman bir şeyin fiyatının yarısından fazlasını verme."

Bu nasihatı hiç unutmayan Ali birgün terziye takım elbise diktirmiş. Sormuş borcum nedir diye.

Terzi cevap vermiş:

"6 milyon."

"Mümkün değil 3 milyondan bir kuruş fazla vermem."

Terzi:

"Kurtarmaz abicim 4 milyona ancak olur."

"Mümkün değil 2 milyondan fazla vermem."

Terzi artık "Lanet olsun tamam 2 milyon" demiş.

Bu sefer Kayserili "1 milyondan fazla vermem." demiş.

Terzi artık sinirden köpürmüş ve:

"Para falan istemiyorum, al elbiseyi ve defol!" demiş.

Kayserili:

"Bir takım elbise daha dikmezsen şurdan şuraya gitmem."

Firari 21 Ağustos 2015 09:38

Cevap: Sabah Neşesi
 
Temel bir köşkte çalışmaya başlamış. Köşkün hanımı Temel'i ikaz etmiş,

-Kapıyı vurmadan içeri girme, soyunuyor olabilirim.

-Merak etmayin, soyunuk olmayasinuz diye ben önce kapinun deluğunden bakayirum.

Firari 21 Ağustos 2015 09:39

Cevap: Sabah Neşesi
 
Kadın kocasına dönüp gülümseyerek bir öpücük kondurmuş

Kadın: - Kocacığım, beni ...çok sevdiğini biliyorum, her yere benim resimlerimi koymuşsun, çalışma masana, cüzdanına, ofisteki odana...

Kocası bir açıklama yapma gereği duymuş

Adam: - Karıcığım işte senin o resimlerin, benim en büyük problemleri çözmemde en büyük yardımcı da ondan...

Kadın biraz daha şımarmış

Kadın: - Yani senin hayatında varlığım ile bir kat daha değerliyim.

Kocası hafif bir gülümseme ile durumu iyice açıklamış

Adam: - Ondan değil karıcığım, ne zaman çözülmesi çok zor bir problemle karşılaşsam, senin resimlerine bakıp:", bundan büyük problem ne olabilir ki?" deyip problemi şak diye çözüveriyorum

Firari 21 Ağustos 2015 09:41

Cevap: Sabah Neşesi
 
Komutan George ve Bob adındaki astronotları yanına çağırıp, ertesi gün çıkacakları uzay yolculuğu hakkında son talimatları verir ve bu zor yolculuktan önce dinlenmek üzere evlerine gitmelerini söyler. Her iki astronot da, talimata uyup evlerine giderler. George tam uyumak üzereyken telefon gelir. Arayan Bob'dur.
"Alo, George. Ben Bob. Uyudun mu?"
"Henüz değil."
"Ben çok heyecanlıyım. Uyku tutmadı. Gidip bir yerlerde içsek mi? Uzun süre içki içemeyeceğiz."
"Olur."
Bir saat sonra George ve Bob buluşurlar, bir bara girip içki söylerler. Barmen:
"Sizi tanıyorum ben. Yarın uzay yolculuğuna çıkacak astronotlarsınız siz. Size içki verdiğim ortaya çıkarsa vatan haini ilan derler beni. Kusura bakmayın."
George ve Bob başka barlara da giderler ama tüm barmenler onlara içki vermeyi reddeder. Marketler de kapalıdır. Eve dönmeye karar verdiklerinde Bob'un aklına bir fikir gelir.
"George, bizim uzay aracına koydukları yakıtın kokusunu hatırlıyor musun? Tıpkı viski gibiydi. Ondan mı içsek?"
Uzay üssüne girerler, yakıt tankından birer kadeh içip evlerine giderler. George tam uyumak üzereyken telefon çalar. Arayan yine Bob'dur:
"Alo George. Yine ben. Rahatsız ettim ama kusura bakma ama sana birsey sormak istiyorum. Karnın ağrıyor mu?"
"Evet Bob. Hem de çok."
"Sakın gaz çıkarayım deme! Seni TOKYO'dan arıyorum!"


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:17.

Powered by vBulletin® Version 3.8.9   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.

Site kurucuları: Damla ve Meltem