Forumunuz.Com
  • Sayfa 3 Toplam 4 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

Forumunuz.Com (https://www.forumunuz.com/)
-   Haftanın Tartışması (https://www.forumunuz.com/haftanin-tartismasi/)
-   -   Ahlak için Din Gerekli Mi? (https://www.forumunuz.com/haftanin-tartismasi/92651-ahlak-icin-din-gerekli-mi.html)

Scarlett O'hara 11 Şubat 2017 15:09

Cevap: Ahlak için Din Gerekli Mi?
 
Alıntı:

İbid Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 433629)
Ahlak için Din Gerekli Mi?
eğer bu soru için bizim fikirlerimizi istiyorsan; çok güzel bir konu açmışsın tebrik ediyorum
ama bazıları gibi nietzsche vb düşünürlerin veya felsefi fikirlere sahip insanların sözlerini biraz değiştirip, veya direk kopyala-yapıştır yaparak cevap vermemiz için sormaksa amaç bence gereksiz bir konu (şuan cevaplarda yapan biri gibi, isimini söylemiyorum evet sen.)

ben bizim fikrimizi sorduğuna inanıyorum!

Kendi düşüncem; dinler her zaman güzel ahlaklı bir insan olmamızı ister, tabi şimdi dinler derken; islam,hrıstiyan,yahudi dinlerinden bahsediyorum, geri kalan dinlerin ve inancların ahlaklı davranışlar istediğini görmedim veya duymadım

ahlak; güzel,iyi,hoş görü gibi kelimelerin karışımının tümü dür. yani her insan da olması gereken şeyler. (tanımı değişse bile fikir aynıdır)

Dİnler (saydıklarım) bizlerin ahlaklı birer insan olmamızı ister, yani var olan güzellik,iyilik hoşgörü ile yonutulmamızı ister.

tıpkı ailemizin istediği gibi, ufak yaş da bize öğretilenler, dinden önce ahlak dersleri alıyorsak, dinler hakkında bilgiye sahip olmadan önce ailemiz bize güzellikler,iyi insan olma fikirleri aşılıyorsa buda demek oluyor ki, din olmasa da ahlak olabiliyormuş.

Sakin ol ve fark et, söylediğim Friedrich Wilhelm Nietzsche sözü tırnak işareti içinde olup, alıntı olduğu bellidir ve hiçbir şekilde değiştirilmemiştir. Kendime mal etmediğim gibi Süreyya kişisinin bu görüşe hakim olduğunu, öngörerek söylemek istediğinin bu olduğunu belirttim.

Tırnak işareti ile yazdığım gibi yazar, şair, düşünür şunu demiştir gibi sözlerim olur. Konuşma dilime yansımasının sebebi eski erkek arkadaşımdır. Selam ederim.. Kendisi de fikir ve düşüncelerini okudukları ile süsler idi. Onu dikkatle dinler, cümlelerinden o sıralar okuduğu kitabı yakalar, uzaktan eşlik ederdim. Güzeldi.
Ansızın gelen eski sevgili özlemine hayır. Öf.

İnsanların hiç alıntı yapmadıklarını, atıfta bulunmadıklarını, her söylediklerini kendi buluşlarıymış gibi sunduklarını düşün. Duydukları sözleri, okudukları fikirleri kendilerininmiş gibi tekrarlıyorlar, içleri de rahat bir de laf sokma gayretinde.

Basit, kavrayabilirsin.

Biraz okumanın, bazı kişilerin sözlerini araştırmadan da kime ait olduğunu atıfta bulunduğunu çözmek gibi bir faydasını da görürsün. Misal, hıristiyanlıktan bahsedecek isem onlara ve yaklaşımlarına değineceğim vakit, bir tarafımdan uydurmak yerine referans aldıkları İncil'e sığınmayı tercih ederim.

Okumanın yazım diline de faydası olur, noktadan dahi bihabersiniz. Hoşgörü yazamamanız değil fakat yanlış yazdığınızı fark ettiğiniz halde düzeltmiyor oluşunuzu hoş bulmadım. Bulamam.

Her cümleniz "..cümlesindeki anlam bozukluğunu bulunuz" minvalde. Hal bu iken dikkate de alamıyorum.

Derdin ne? Çözelim isterim.

Yok, dikkat çekmek istiyorsan, seni benden daha iyi parlatan olamaz, devam et.

İçinde bulunduğun durumun vahametini kavra. Sonra yine, sırası geldikçe dokundurmaya çalış. Debelendiğini izlemek büyük haz.

Süreyya 11 Şubat 2017 15:46

Cevap: Ahlak için Din Gerekli Mi?
 
Beni karıştırmayınız lütfen okuyarak zevk aldığım ikili atışmalarınıza.

Saygılar vs vs.

Min 11 Şubat 2017 16:13

Cevap: Ahlak için Din Gerekli Mi?
 
Alıntı:

Hannah Arendt Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 433805)
Sakin ol ve fark et, söylediğim Friedrich Wilhelm Nietzsche sözü tırnak işareti içinde olup, alıntı olduğu bellidir ve hiçbir şekilde değiştirilmemiştir. Kendime mal etmediğim gibi Süreyya kişisinin bu görüşe hakim olduğunu, öngörerek söylemek istediğinin bu olduğunu belirttim.

Tırnak işareti ile yazdığım gibi yazar, şair, düşünür şunu demiştir gibi sözlerim olur. Konuşma dilime yansımasının sebebi eski erkek arkadaşımdır. Selam ederim.. Kendisi de fikir ve düşüncelerini okudukları ile süsler idi. Onu dikkatle dinler, cümlelerinden o sıralar okuduğu kitabı yakalar, uzaktan eşlik ederdim. Güzeldi.
Ansızın gelen eski sevgili özlemine hayır. Öf.

İnsanların hiç alıntı yapmadıklarını, atıfta bulunmadıklarını, her söylediklerini kendi buluşlarıymış gibi sunduklarını düşün. Duydukları sözleri, okudukları fikirleri kendilerininmiş gibi tekrarlıyorlar, içleri de rahat bir de laf sokma gayretinde.

Basit, kavrayabilirsin.

Biraz okumanın, bazı kişilerin sözlerini araştırmadan da kime ait olduğunu atıfta bulunduğunu çözmek gibi bir faydasını da görürsün. Misal, hıristiyanlıktan bahsedecek isem onlara ve yaklaşımlarına değineceğim vakit, bir tarafımdan uydurmak yerine referans aldıkları İncil'e sığınmayı tercih ederim.

Okumanın yazım diline de faydası olur, noktadan dahi bihabersiniz. Hoşgörü yazamamanız değil fakat yanlış yazdığınızı fark ettiğiniz halde düzeltmiyor oluşunuzu hoş bulmadım. Bulamam.

Her cümleniz "..cümlesindeki anlam bozukluğunu bulunuz" minvalde. Hal bu iken dikkate de alamıyorum.

Derdin ne? Çözelim isterim.

Yok, dikkat çekmek istiyorsan, seni benden daha iyi parlatan olamaz, devam et.

İçinde bulunduğun durumun vahametini kavra. Sonra yine, sırası geldikçe dokundurmaya çalış. Debelendiğini izlemek büyük haz.

aynn katılyrm sna bnce hklsn

Hesna 11 Şubat 2017 19:19

Cevap: Ahlak için Din Gerekli Mi?
 
Gereklidir; dinde, ailede, çevrede, egitimde, sende.

İbid 11 Şubat 2017 21:15

Cevap: Ahlak için Din Gerekli Mi?
 
Alıntı:

Hannah Arendt Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 433805)
Sakin ol ve fark et, söylediğim Friedrich Wilhelm Nietzsche sözü tırnak işareti içinde olup, alıntı olduğu bellidir ve hiçbir şekilde değiştirilmemiştir. Kendime mal etmediğim gibi Süreyya kişisinin bu görüşe hakim olduğunu, öngörerek söylemek istediğinin bu olduğunu belirttim.

Tırnak işareti ile yazdığım gibi yazar, şair, düşünür şunu demiştir gibi sözlerim olur. Konuşma dilime yansımasının sebebi eski erkek arkadaşımdır. Selam ederim.. Kendisi de fikir ve düşüncelerini okudukları ile süsler idi. Onu dikkatle dinler, cümlelerinden o sıralar okuduğu kitabı yakalar, uzaktan eşlik ederdim. Güzeldi.
Ansızın gelen eski sevgili özlemine hayır. Öf.

İnsanların hiç alıntı yapmadıklarını, atıfta bulunmadıklarını, her söylediklerini kendi buluşlarıymış gibi sunduklarını düşün. Duydukları sözleri, okudukları fikirleri kendilerininmiş gibi tekrarlıyorlar, içleri de rahat bir de laf sokma gayretinde.

Basit, kavrayabilirsin.

Biraz okumanın, bazı kişilerin sözlerini araştırmadan da kime ait olduğunu atıfta bulunduğunu çözmek gibi bir faydasını da görürsün. Misal, hıristiyanlıktan bahsedecek isem onlara ve yaklaşımlarına değineceğim vakit, bir tarafımdan uydurmak yerine referans aldıkları İncil'e sığınmayı tercih ederim.

Okumanın yazım diline de faydası olur, noktadan dahi bihabersiniz. Hoşgörü yazamamanız değil fakat yanlış yazdığınızı fark ettiğiniz halde düzeltmiyor oluşunuzu hoş bulmadım. Bulamam.

Her cümleniz "..cümlesindeki anlam bozukluğunu bulunuz" minvalde. Hal bu iken dikkate de alamıyorum.

Derdin ne? Çözelim isterim.

Yok, dikkat çekmek istiyorsan, seni benden daha iyi parlatan olamaz, devam et.

İçinde bulunduğun durumun vahametini kavra. Sonra yine, sırası geldikçe dokundurmaya çalış. Debelendiğini izlemek büyük haz.


Tırnak işaretine alınmayan cümleleri görüyorum, bir kaç gazete sayfalarından esinlenmiş gibi, yazım yanlışlarına gelince; belkide kelimelerin babamın malıymış gibi kullanmam hoşuma gidiyordur ! Tıpkı senin sana ait olmayan cümleleri yıl başı ağacı süsleri gibi bizlere ulaştırman.

sinirlenme sakin ol bence, konumuz faklı, bana ithaflar da bulunman beni duygusal bir ruh haline soktu, eski sevgilinin sana güzel izler bırakması da harikulade.

Ben senin gibi değilim, cehaletin mutluluk getirdiğine inananlardanım. belki bana acırsın ve beni güzel bir şekilde parlatarak yüceltirsin.

Ve bana birşeyler katmanı istiyorum, şu yeneteklerini bana aktarmanı bekliyorum;
insanlara tepeden bakmak! İnsanlara kendini bilemek! insanlara "hadi gel lanet olasıca bana cevap verde senin yerin dibine indirim" düşüncesiyle yazmak. bana bu özelliklerini verirmisin lütfen! bira dan sonra ihtiyacım olan şeyler bunlar.

Tuhaf; devreleri benim gibi yakan insanlar görüyorum diyordu
wertherin dedigi gibi, mutlu edemediğimiz mutlu insanlar görüyoruz, dayanılmaz olan bu.

sen haklısın, 2. cevap hakkım yok. sen yendin beni, yeteneklerini bir gün bana aktarman dileğiyle (:

Pawel Kuczynski 11 Şubat 2017 21:52

Cevap: Ahlak için Din Gerekli Mi?
 
Dünyadaki tüm iyilikleri güzellikleri dinlerin sahiplenmeye çalışmasından doğan bir soru, ne gereklilik var ne de zorunluluk ,dinin tekelinde bir kavram değil din ile ortaya çıkmadı ahlaki değerlerin kaynağının din olduğunu düşünmek doğmatiktir.

Ahlak için din gereklidir çünkü ahlakı dinler oluşturmuştur,dinsiz isen ahlaksızsındır çünkü referans alacağın ahlak yapısı yoktur,o halde inançlılar iyidir inançsızlar ahlaksız algısı gibi buna benzer tümdengelim tümevarımları genellemeleri doğru bulmuyorum.

Hepimizin kabul edeceği zamanın mekanın toplumların değiştiremeyeceği temel ahlak normları dışında kalan ahlakın tanımı görecelidir değişkendir.

Beni kötülük yapmaktan alıkoyan nedir?Ahlaksızlık yapmadığımda ödül beklediğim bir inancımda yok ahlaklı olabilmek için dine ihtiyaç duymuyorum.İyi kötü doğru yanlışı ayırt etme yeteneğimi aklımı vicdanımı kullanıyorum bir karşılık beklemeden ahlaklı olmaya çalışıyorum insan olabilmek için,eğer ahlak anlayışınız inancınız ve çıkarlarınız doğrultusunda ise ahlaklı olmak kendi tercihiniz olmaktan çıkıyor, ne için ahlaklı olmalıyım diye sormalıyız önce.

Konudan ayrı olarak din tartışmalarında temel bir sorun var her iki kesimde kendinden olmayan ve farklı düşünene kendi doğrusunu kabul ettirmekten ve savunmaktan öteye geçemiyor kısır bir dönğü var yani amaç ortadaki bilgiyi geliştirmek değil karşıt fikirlerin savaşmasına dönüyor hep.Nedir bizim derdimiz aynı değil mi hepimiz aynı şeyin peşindeyiz varlığımıza anlam arıyoruz ayrı görüşlere sahibiz diye düşman olmak ahmakça,daha geniş düşünmeliyiz sıyrılın biraz körü körüne bağlandıklarınızdan olduğunuz yerden zihninizi uzaklaştırın başka açılardan bakmayı deneyin.

Nigrum 11 Şubat 2017 21:58

Cevap: Ahlak için Din Gerekli Mi?
 
Konuda ki yorumlar konunun cevabından çok "hangimiz diğerimizin tepesine daha iyi bineriz" tadında olmuş. Neyse.

Konuya gelecek olursam; dindar olduğunu savunduğu halde türlü ahlâksızlık örnekleri gösterenleri baz alarak kesin olarak söyleyebilirim ki tam tersidir.

-Ahlâk için din değil, din için ahlâk gereklidir.-

İnanmadığı halde son derece ahlâklı insanlar olabildiğine göre ahlâklı olmak için din şart değildir. Dindar olduğu halde ahlâksızlık yapabilen insanlar varsa dini sadece ibadetten ibaret gören insanlar için ahlâk dersi ayrıca şarttır. Bkz; birine tecavüz etmemenizin nedeni müslüman olmanızsa şayet sokakta hayvanların yanından geçerken "şunlara işkence edeyim mi lan? ya da yok etmeyeyim, çünkü din var, Allah var." diye düşünüyorsanız siz zaten iflah olmaz bir back zekâlısınız demektir.

Ahlâk bambaşka bir şeydir. Dinsiz diye betimlenen bir çok insanın ahlâklı olduğunu görebiliriz. Bu ebeveynlerin rolü başta olmak üzere yetiştirilme tarzıyla ve insanın içinde olan olguyla alakalıdır. Dine her inanan ahlâklı olsa idi müslüman alemi pedofili, tecavüz, şiddet, barbarlıkla anılmazdı. Ama bakın bu tür eylemlere müslüman olan ülkemiz diğer ülkelerin bile önüne geçip öncülük edebiliyor. Zira çoğu sözünde "peygamberimiz şöyle böyle demiş biz onun ümmetiyiz" diyen insanların, çok güzel onun izinden çıkıp aksi olan ahlâhsızlıklara meyletmesi kaçınılmaz şu devirde.

Son olarak evvelâ vicdan, evvelâ saygı, evvelâ edep.

Dinimizden bir haber olan ateist insanı dinlemem ona saygı duymam beni gocundurmaz fakat ahlâksız insanlara zerre tahammülüm olmaz.

Damla 12 Şubat 2017 01:03

Cevap: Ahlak için Din Gerekli Mi?
 
Yazılanların bir kısmına katılıyorum, bir kısmına katılmıyorum.
Ortaya karışık hesabı.
Din, bir zincirin en büyük halkası. Ve, o halkaya bağlı onlarca, yüzlerce halkalardan biri ise Ahlak.
Yani, din ve ahlak iç içe girmiş bir halka.
Ne o onsuz olur, ne de diğeri diğerinden.
Ahlaklı olmak için, dine ihtiyaç yoktur.
Çünkü; Din zaten ahlaklı olmayı emreder.
''Ben güzel ahlakı tamamlamaya geldim.''
Hz. Muhammed.
Burada vurgulanmak istenen, eksik olan bir ahlak.
Geniş pencereden bakacak olursak, her dinin özünde yatan ve insana verilmek istenen ders ahlaktır.
Din bir sistemdir, bir düzendir.
Bu sistemin, düzenin toplum bilincinde oluşan ahlak algısı olur.
Yani; Ahlak her toplumun algısına göre - şartlanmalarına göre şekillenir.

Penia 12 Şubat 2017 01:12

Cevap: Ahlak için Din Gerekli Mi?
 
Sizin yazdıklarınızı anlamakta zorlanıyorum ;keserim

Religious 12 Şubat 2017 13:37

Cevap: Ahlak için Din Gerekli Mi?
 
Geniş pencereden bakacak olursak, her dinin özünde yatan ve insana verilmek istenen ders ahlaktır.
Din bir sistemdir, bir düzendir.
Bu sistemin, düzenin toplum bilincinde oluşan ahlak algısı olur.
Yani; Ahlak her toplumun algısına göre - şartlanmalarına göre şekillenir.

Güzel yazmışsın @Damla. Din sadece islamiyet demek değildir...Damlanın da dediği gibi evrensel bakmak gerek indirilen bütün kitaplar iyilikten bahseder demekki kitaplardan önce ahlak yokmuş...Ahlak din,din ahlak olmazsa olmaz...Bir kitapta gözüme çarpmıştı Ahlak nefsin halidir diye demek oluyorki nefsini köreltilerek istenilen ahlaka sahip oluruz... Dinsiz bir insanın ahkaklı olması beklenemez...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:48.
  • Sayfa 3 Toplam 4 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

Powered by vBulletin® Version 3.8.9   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.

Site kurucuları: Damla ve Meltem