Allahü teâlânın, yapılmasını âyet-i kerîme ile açıkca ve kesin olarak emrettiği şeylere farz denir. Farzları terketmek harâmdır. İnanmıyan ve yapılmasına ehemmiyyet vermeyen kâfir olur. Farz iki çeşittir:

Farz-ı Ayn: Her mükellef olan müslümânın bizzat kendisinin yapması lâzım olan farzdır. Îmân etmek, abdest almak, gusül etmek (ya'nî boy abdesti almak), beş vakit namaz kılmak, Ramazan ayında oruc tutmak, zengin olunca zekât vermek ve hacca gitmek, farz-ı ayndır.

Farz-ı Kifâye: Müslümânlardan bir kaçının veya sâdece birinin yapması ile diğerlerinin sorumluluktan kurtulduğu farzlardır. Verilen selâmın cevâbını söylemek, cenâzeyi gasl etmek (ya'nî yıkamak), cenâze namazı kılmak, Kur'ân-ı kerîmin tamamını ezberleyip hâfız olmak, cihâd etmek, san'atına, ticâretine lâzım olandan fazla din ve fen bilgilerini öğrenmek gibi farzlar böyledir.