Konu:İmam Zeyd'in Fıkıh Ve Hadîsinin Genel Görünüşü
İmam Zeyd`in Fıkıh Ve Hadîsinin Genel Görünüşü El-Mecmu` kitabındaki rivayetlere bakılacak olursa, bunların hepsinin EhH Beyt yoluyla yapıldığı anlaşılır. Bu kitapta «Zeyd b. Ali babasından, o da dedesi Hz. Ali vasıtasıyla Peygamber (S.A.)`den rivayet etti» veya «Peygamber (S.A.) şöyle buyurdu» denilmekte*dir. Bu ifade, el-Mecmu`daki bütün hadislerin Ehl-i Beyt yoluyla geldiğini anlatmakla beraber, Zeyd`in sadece Ehl-i Beyt`ten hadis ri*vayet ettiği mânâsına gelmez. Çünkü, onun ve kendisinden önce ba*basının Tabiîlerden hadis ve İlim öğrendikleri, Tabiilere karışarak onlarla ilmi alış-verişte bulundukları bir gerçektir. Şüphesiz Zeyd, Ehli Beyt`ten başka yollarla yapılan rivayetleri de biliyordu. Bura*da şöyle bir soru hatıra gelebilir: Niçin Zeyd, sadece Ehl-i Beyt`in rivayetlerini nakletmiştir? Bunun cevabı şu olabilir: O, kaybolup unutulmasından korktuğu için, Ehl-i Beyt`in hadislerini neşretmede daha çok titizlik göstermiştir.el-Mecmu`da îmam Zeyd yoluyla rivayet edilen hadislerle, Sünnet`te sabit olan hadisler arasında ince bir karşılaştırma yapılırsa, sahih hadis kitaplarında rivayet edilen şaz hadisleri el-Mecmu`da görmek mümkün olmaz. el-Mecnlu` ul-Kebîr üzerine *Ravd`un-Naldîr»[32] adlı şerhin yazarı böyle bir karşılaştırma yapmış, el-Mec*mu`da geçen her hadis için bütün müslümanlarca bilinen hadis kitaplarından en az bir kaç tane delil bulmuştur.Bu sebeple Zeydîler, bütün hadis kitaplarındaki sahih hadisleri kabul edip delil olarak alırlar. Kendileriyle Ehl-i Sünnet âlimleri ara*sında bir fark gözetmezler. Dolayısıyla onlar, nasıl kendi mezheble-rinden adaletli olanların rivayetlerini kabul ediyorlarsa, aynı şekil*de adaletli oldukları sabit olan muhaliflerinin rivayetlerini de kabul ederler. Buna mukabil îmamiyye mezhebine bağlı olanlar, kendi râvüeri ile başka mezheblerin râvilerini ayrı tutup muhaliflerinin, adaletli dahi olsalar, rivayetlerini kabul etmezler. Hal böyle iken bazan onların, kendi mezheblerinden olan fasık kimselerin rivayetleri*ni dahi kabul ettikleri görülmüştür.Zeydiyye fıkhı diğer dört mezhebin fıkhına çok yakındır. Biz, el-Mecmu`dan bazı örnekler alıp dört mezhebin görüşleriyle bir kar*şılaştırma yaptıktan sonra, Zeydiyye mezhebi ile dört mezheb ara*sındaki yakınlık ve benzerliği, sadece meseleleri halletmekte değil, meselelerin dayandığı esaslarda da tesbit ettik. Bunun sebebi, şüp*hesiz hepsinin görüşlerinin ortak kaynağı Allah`ın Kitabı ve Pey*gamberi (S.A.) nin Sünneti oluşudur. Ayrıca bu durum, İmam Zeyd`in ve onun yolundan gidenlerin, Tabiiler asrı ile onları takip eden asır*daki ekseri İslâm âlimlerinin yolundan uzaklaşmamış olduklarını göstermektedir.Kısaca, İmam Zeyd`den nakledilen haberler, umumi olarak di*ğer fakihlerin görüşlerine uygundur. Bu haberler, bazı İmamların görüşlerine aykırı düşse bile, bütün İmamların görüşlerine aykırı düşmemektedir.İmam Zeyd`in hüküm çıkarma metodu da Ebu Hanife, Abdurrahman b. Ebi Leylâ Osman el-Bettî, İbni Şubrume, Zührî gibi Me*dine vç Irak`ta bulunan çağdaşı fıkıh ve hadis İmamlarının meto*duna yakındır. Zeyd, Kitap ve Sünnete dayanırdı. Bunlarda bir nass bulamadığı zaman re`yi ile ictihad yapardı. Hz. Ali`nin kendi re`yine dayanmayan sözlerini Sünnete dahil ederdi. Fakat, bazan Hz. Ali`*den rivayet edilen şeylere muhalefet ettiği de olurdu. Meselâ, yetim*lerin mallarından zekât verilmesi hakkında Hz. Ali`den riva; et edi*len görüşü kabul etmemiş, yetimlerin mallarından zekât almmıya-cağmı ileri sürmüştür. Aslında o, Hz. Ali`nin, yetimlerin mallarından zekât alınacağına dair verdiği fetvanın ona nisbetini kabul etme*miştir.Bununla beraber Zeyd`in fıkhı hükümler çıkarırken kendisine göre ayrı bir metod takip ettiği bilinmemektedir. Esasen, onun me*todunu açıkça ortaya koymaması, o devir için normaldir. Çünkü o çağda fıkıh, ortaya çıkan meseleler için fetva vermekten ibaretti. Hiç bir İmam, hüküm çıkarmadaki metodunu açıkça ifade etmemişti. Ebu Hanife, Mâlik, Ebu Yusuf, Muhammed b. el-Hasen, el-Evzâî ve di*ğerleri de hüküm çıkarırken bağlı oldukları metodlari açıklamamış*lardır. Bunların metodlari, daha sonra kendilerinden rivayet edilen meselelerden istinbat edilmiştir.İmam Zeyd`den sonra gelen ve onun mezhebine bağlı olan müctehidler de, ondan rivayet edilen meselelere dayanarak bazı esaslar tesbit etmişler ve bunlara «Zeydiyye Fıkhının Usûlü» adını vermiş*lerdir.Zeydiyye İmamları, ekseri fakihlerin kabul ettiği metodlari be*nimsemişlerdir. Onlar da önce Kitab, sonra Sünnetle hüküm ver*mişler. Kitab ve Sünneti derecelere ayırmışlardır. Meselâ, Peygam*ber (S.A.)`in fiil ve takrirlerini derece bakımından sona bırakmışlar*dır. Çünkü, açık ifadelerin şer`î hükümleri göstermesi, diğerlerinden daha kuvetli ve daha kesindir.Onlar, Kitab ve Sünnet`te nass bulamadıkları takdirde Kıya*sa baş vurmaktadırlar. İstihsan ve Masâlih-i Mürseleyi de Kıya*sa dahil etmişlerdir[33]. Bunlardan sonra akıl gelir. Aklın iyi gördüğü şeyleri yapmak ve kötü gördüğü şeylerden de sakınmak, dinin iste*diği hususlardır. Önceki delillerden biri zaman bu yola başvurulur.[34]
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Konu:İmam Zeyd'in Fıkıh Ve Hadîsinin Genel Görünüşü
02 Şubat 2016
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter


Normal