Empati nedir? Karşımızdaki ya da bir başka kimsenin duyguları, psikolojisi, bulunduğu durum, davranış motivasyonunu anlamak ve içselleştirmektir. Empatinin zıt anlamı antipatidir. Doğuştan empati yeteneğimiz vardır bir çok bebek üzerinde yapılan incelemeler sonucunda bunun farkına varılmıştır. Peki bizler bu yeteneğimizi nasıl geliştirebiliriz? ;

Ucu açık sorular sorarak
Düşünerek yorumda bulunarak
Hızlıca yargılamaktan kaçınarak
Davranış düşüncelerimizi anlamaya çalışarak
Geçmişte yaşadağımız şeylerden ders çıkararak
Yaşadığımız olayları akışına bırakarak

Kısaca şöyle de tanımlayabiliriz empatiyi, karşımızdaki insanın yerine kendimizi koyarak misal acaba ben olsam napardım diyerek. Bu şekilde davrandığımız an karşımızdaki kişilerle ilişkilerimiz gelişecektir. Toplumsal kavgalar azalacak ve zamanla yok olacaktır. Birazda aile içi empatiye deyinelim.



Hiç bir aile büyüğümüz, aile ferdimiz bir diğer aile bireyinin hiç bir zaman kötülüğünü istemez. Kolay kolay bir anne bir baba evladının(larının) hata yapmasını istemez. Bi olay karşısında tecrübeli olan aile bireyi küçük veyahut büyük bu fark etmeksizin aynı tecrübeyi yaşama noktasında bir diğer aile bireyine yardımcı olacaktır muhakkak. Yardımcı olduğunda olumlu bir netice aldığında yardımının dokunduğu aile bireyiyle daha fazla muhabbet duyacaktır. Bir örnek verecek olursak,Bir öğrenci bir hocanın tecrübesinden yararlanrak bir işi başarır da hocaya saygısı sevgisi daha da artmaz mı, artar kanısındayım. Empatinin aile bireyleri arasında da uygulanması bu noktada ailevi bağların kuvvetlenmesine katkı yapacaktır. Aile bireyleri empatik tutum ve davranışları içerisinde karşıdakini dinlediğinde ve anladığında, dinleyen ve anlayan kişi için ortak ve anlamlı yaşantı sahası doğacaktır. Empati terapinin dışında her türlü ilişki biçiminde insanlara gerekli bir tutumdur. Aile içi empati bütün aile ferdlerini olumlu yönde etkileyecektir.

Empatinin gerçekleşmesi için gerekli üç altın kural;

1- Bir insanın kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakmak;
Eğer bir insanı anlamak istiyorsak dünyaya onun bakış tarzıyla bakmalı, olayları onun
gibi algılamaya ve yaşamaya çalışmalıyız. Bunu gerçekleştirmek için de empati kurmak istediğimiz
kişinin rolüne girmeli, onun yerine geçerek adeta olaylara onun gözlüklerinin gerisinden
bakmalıyız.

2- Karşıdakinin duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamak ve hissetmek;
Karşımızdakinin yalnızca düşüncelerini ya da yalnızca duygularını anlamamız yeterli değildir.Çünkü karşımızdakinin rolüne girerek onun ne düşündüğünü anlamamız, bilişsel nitelikli bir etkinlik (bilişsel rol alma/bilişsel perspektif alma), karşımızdakinin hissettiklerini n aynısını hissetmemiz ise, duygusal nitelikli bir etkinliktir (duygusal rol alma/duygusal perspektif alma). Bilişsel rol alma, duygusal rol almanın ön şartı sayılabilir.

3- O kişiyi anladığını ona ifade etmek;
Empati tanımındaki son öğe, empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın, karşıdaki kişiye iletilmesi davranışıdır. Karşımızdaki kişilerin duygularını tam olarak anlasak bile, eğer anladığımızı ona ifade etmezsek empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız.



Çocuklarda empati nasıl gelişir;
Empatinin temeli hayatın ilk yıllarında atılır. Annenin çocuğuna gösterdiği şefkatli ve sevgi dolu ilgi, çocuğun da çevresine şefkat ve ilgi göstermesini sağlar. Bebeğini düşünen, ihtiyaçlarını karşılayan anne onun sadece ruhen değil, zihinsel olarak da gelişmesini sağlar. “Sağ beyin” olarak adlandırılan beyin bölgemiz, empatiden sorumludur. Bebeğin yaşamının ilk yılı, sağ beynin gelişimi için kritik zamandır. İlk yılda değerli olduğunu hisseden, annesinin onu hep seveceğine ve koruyacağına güvenen bebekler, bu sevgiyi ve değeri çevresindekilere de gösterir. Acıma, vicdan, merhamet duygularının temeli böylece atılır.
18-24 ay arasında “ben” kavramı gelişir. Ancak “ben” diyebilen çocuklar “ben-sen” ayrımını yapabilir. Bu nedenle 2 yaştan önce kendinden başkasını düşünüp anlayabilmesi çok zordur.

Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?
1. Çocuğunuza empati gösterin. “Bu salıncağa binmekten korkuyor musun? Eğlenceli görünüyor olsa da oldukça hızlanabiliyor. Bu korkutucu olabilir. İstersen şuradaki küçük kaydırağa gidelim”
2. Başkalarının ne hissettiğini ona söyleyin. “Ablan, onun oyuncağını elinden çektiğin için kızdı. Lütfen şimdi oyuncağını ona geri ver ve sana başka bir tane seçelim”
3. Empati nasıl gösterilir, öncülük edin. “Gel arkadaşının yarasına ilaç sürelim”
4. Duygularla ilgili farkındalığını geliştirin. Ona farklı duyguların anlatan yüz ifadeleri gösterin, hikayeler okuyun.
5. Kendi ilişkilerinizde çevrenizdekilere empati göstererek örnek olun.
6. Kendinin farkına varmasına yardımcı olun. Örneğin aynada kendini tanısın.
7. “Ben” dilini kullanarak kendini sizden ayırt etmesine yardımcı olabilirsiniz. “Bana vurmanı istemiyorum. Vurduğun zaman canım acıyor”
8. Kızgınlık, üzüntü gibi kötü duyguları yaşamasına izin verin. Çünkü bu duygular da hayatın bir parçasıdır ve onlarla baş etmeyi de çocuğunuza öğretmeniz gerekir. Onu hep mutlu etmeye çalışırsanız zor duyguları kontrol etmeyi öğrenemez. Kızgın bir arkadaşının ne hissettiğini anlayamaz. Sevdiği bir çizgi filmi izlemesini istemiyorsanız televizyonu kapattığınız zaman ne hissettiğini anladığınızı ona söyleyin. “Biliyorum ki filmi kapatmama kızdın. Seni anlıyorum ama bunu izlemeni de istemiyorum. Sakinleşince seninle birlikte sevdiğin lego oyununu oynayabiliriz.”
9. Gün içinde arkadaşlarıyla yaşadığı paylaşamama sorunlarını sonradan oyunlarda konu edin. Örneğin o gün arkadaşının elinden oyuncağı çekip onu ağlattıysa, oyunda rol değiştirerek onu ağlayan çocuğun yerine koyun. Oyunda olayı tekrar canlandırıp ne hissettiğini anlattırın. Doğru davranışı bulmasını sağlayın.
10. “Özür dilerim” demesi için çocuğunuzu zorlamayın. Önemli olan bu sözleri kullanması değil, yanlış yaptığını anlamasıdır. “Görüyor musun, onun yerini kaptığın için Ece nasıl da ağlıyor. Çok üzülmüş.” Böylece davranışının sonuçlarını anlamasını sağlarsınız.
11. Empatinin gelişmesi zamanla ve yavaş yavaş olur. Üstelik unutmayın ki bencillik çocuk olmanın bir parçasıdır. 3 yaşına kadar beklentinizi sınırlı tutun. Yetişkin olup da bencilliği bırakamamış nice kişi mutlaka tanırsınız.

Alabora