Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree124Beğeniler
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
19 Mayıs 2015
Bulunduğu yer
Arâf'tan..
Mesajlar
2.868
Seslenildi
213 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
Utangac

Standart Cevap: Kitaplardan Alıntılar

22 Mayıs 2015
131

O Olmazsa Yaşayamam

O olmazsa yaşayamam..
O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte,
yaşarsın çünkü.

Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela,
o daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın,
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.

Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini,
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.

Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.

İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.

Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

Can YÜCEL


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
19 Mayıs 2015
Bulunduğu yer
Arâf'tan..
Mesajlar
2.868
Seslenildi
213 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
Utangac
Standart Cevap: Kitaplardan Alıntılar
22 Mayıs 2015
132
Herkes bilir ki, hayat, yaşanmak zahmetine değmeyen bir şeydir. Aslında otuz ya da yetmiş yaşında ölmenin önemli olmadığını bilmez değildim; çünkü her iki halde de başka erkeklerle başka kadınlar yine yaşayacaklar ve bu , binlerce yıl devam edecektir. Sözün kısası bundan daha açık bir şey yoktu. şimdi yahut yirmi yıl sonra olsun, ölecek olan hep bendim. O anda yapmakta olduğum muhakemede beni bir parça rahatsız eden şey, yirmi yıl daha yaşamak düşüncesiyle içimde duymakta olduğum o korkunç hamleydi.fakat bu hamleyi yatıştırmak için de, nihayet o gün gelip çatınca düşüncelerimin neler olacağını tahayyül etmekten başka yapacak işim yoktu. insan madem ki ölecektir, bunun nasıl ve nerede olacağının önemi yoktur, apaçık bir şeydir bu...
.....

Akşam,Marie beni görmeye geldi,kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu.
"Bence bir,ama istersen evleniriz''dedim.
O zaman, kendisini sevip sevmediğimi öğrenmek istedi. Başka zaman da söylediğim gibi,''bunun bir anlamı yok,ama heralde sevmiyorumdur'' diye karşılık verdim. '
'Öyleyse niçin benimle evleneceksin?'' diye sordu.
Bunun hiç bir önemi olmadığını, isterse evlenebileceğimizi söyledim. Zaten isteyen kendisiydi,ben sadece evet demekle yetiniyordum.
O zaman Marie,''evlilik ciddi bir şeydir'' dedi.
Ben de; ''değildir'' diye karşılık verdim.
Bir an sustu, bana sessiz sessiz baktı.
Sonra yine konuştu. ''aynı biçimde bağlı olduğun bir başka kadın sana aynı öneride bulunsa kabul eder miydin,onu öğrenmek istiyorum'' dedi.
''Elbette ederdim'' dedim.
O zaman, ''ben seni seviyor muyum acaba?'' diye sordu.
Ben de ''bu konuda hiç düşünmedim''diye karşılık verdim.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
19 Mayıs 2015
Bulunduğu yer
Arâf'tan..
Mesajlar
2.868
Seslenildi
213 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
Utangac
Standart Cevap: Kitaplardan Alıntılar
22 Mayıs 2015
133
Söyle, anlaşılmaz adam, kimi seversin en çok, ananı mı, babanı mı, bacını mı, yoksa kardeşini mi?
"Ne anam, ne de babam var, ne bacım, ne de kardeşim."

"Dostlarını mı?"
"Anlamına bugüne kadar yabancı kaldığım bir söz kullandınız."

"Yurdunu mu?"
"Hangi enlemdedir, bilmem."

"Güzelliği mi?
"Tanrısal ve ölümsüz olsaydı, severdim kuşkusuz."

"Altını mı?"
"Siz tanrı'ya nasıl kin beslerseniz, ben de ona öylesine kin beslerim."



"Peki neyi seversin öyleyse sen, olağanüstü yabancı?"
"Bulutları severim...işte şu...şu geçip giden bulutları...eşsiz bulutları!"

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
19 Mayıs 2015
Bulunduğu yer
Arâf'tan..
Mesajlar
2.868
Seslenildi
213 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
Utangac
Standart Cevap: Kitaplardan Alıntılar
22 Mayıs 2015
134
Merdivenden indi, uzaklaştı istasyondan, yanlarındaki sokaklardan birine saptı. Çiseleyen yağmur altında vıcık vıcık çamurlu sokaklarda yürümeye başladı. Gelen giden, koşuşan bir kalabalık çıkıveriyordu insanın karşısına, hem de hiç umulmayan izbe sokaklarda. Gecekondu mahalleleri başlamıştı. Kimi evlerden radyo sesleri geliyor, gülüşmeler, bağırıp çağırmalar duyuluyordu. Yanık bir ninni sesi duydu birden. Güzel sesli, genç bir kadın, Doğuluya çalan ağzı ile tatlı bir ninni tutturmuştu. Arsaya açılan bir sokağın ucunda bir fabrikanın geceye yüklenmiş koskoca karaltısı çıkıvermişti önüne. Yürüdü sokağın ucuna kadar, başka fabrikalar da vardı ilerde. Dumanlı bacaları, ıslak gecede kırpışan ışıklarıyla... Gece vardiyası mı yapıyorlar?.. Niye geldim buralara ben?.. Kimi işte, kimi evde, kendi dünyasında herkes. Nasıl ilişki kurulur bunlarla? Kız haklı aslında, sevdikleriyle bile yakınlık kurmasını beceremeyen, ayağı havada pis bir küçük burjuvayım ben..
...
Hayrete düşüyordu. Hakkında ifade veren hiç bir arkadaşına kızamıyordu. Hiçbir nefret duygusu doğmuyordu içinde. Halbuki o zamana dek konuşmayı bir tür ihanet olarak değerlendirmiyorlar mıydı? Birisi içeride senin hakkında konuştu mu, yüzleştirme sırasında yüzüne tüküreceksin, “Hain köpek, utanmaz rezil†diye haykıracaksın yüzüne denmiyor muydu? Devrimci romanlarda aynen böyle olurdu. Ancak şu anda arkadaşlarının tehlikeye atığı bir roman kahramanının hayatı değil, kendi hayatıydı. Bu yüzden affedebiliyordu onları. Biraz küçümsemiyor değildi; ama çok az. Daha çok acıyordu onlara ve daha çok yakınlık duyuyordu. Çok zordu direnmek. İşkencenin bu denli pank yaratacağını, bu kadar derin bir sıkıntı verebileceğini kim yaşamadan tahmin edebilirdi? Hele böyle bir yerde…Çözülmenin normal, direnmenin çıkıntılık oldu yerde.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
19 Mayıs 2015
Bulunduğu yer
Arâf'tan..
Mesajlar
2.868
Seslenildi
213 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
Utangac
Standart Cevap: Kitaplardan Alıntılar
22 Mayıs 2015
135
İşte hayatımın gizli temeli: Aralarında ilişki yok gibi görülen bütün çabalarımın altında aynı isteği buluyorum: Varoluşu içimden atmak, anları yağlarından sıyırmak, bükmek , kurutmak, kendimi temizlemek, katılaştırmak, sonunda bir saksafon notasının kesin ve belirli sesini verebilmek. Bunu şöylede anlatabiliriz: Yanlış dünyaya gelmiş bir zavallı vardı. Öteki insanlar gibi, parkların, kahvelerin, ticaret kentlerinin dünyasında varolup gidiyor ve tabloların ardında, kitapların ardında bambaşka dünyalarda yaşadığına kendini inandırmak istiyordu.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
19 Mayıs 2015
Bulunduğu yer
Arâf'tan..
Mesajlar
2.868
Seslenildi
213 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
Utangac
Standart Cevap: Kitaplardan Alıntılar
22 Mayıs 2015
136
Daracık dünyamda, insanlardan kopuk, manevi olarak çürümüş, yeraltında kinimle başbaşa nasıl boğuştuğumu anlatmak pek de hoş olmasa gerek. Üstelik romanların bir kahramanı olur, bense bir kahramanın taşımaması gereken tüm özellikleri taşıyorum. Bizim gibi insanları anlamanın en kolay yolu budur. Bizler, yaşama yabancılaşmış, zorla yürüyen insanlar olduğumuzdan dolayı bu yazdıklarım etkili olacaktır. Üstelik gerçek hayata öylesine yabancılaşmışız ki, adını bile duymak istemeyiz. Bunda da o kadar ileri gideriz ki, gerçek hayatı ancak kitaplardan öğrenebileceğimize inanırız.

Peki, ama neden bazen olmadık hareketler yapıp, aptalca arzular peşinde koştururuz? Bunun nedenini biz bile bilmiyoruz. Üstelik bu olmadık isteklerimiz gerçekleştiğinde en çok zararı görecek olan da bizizdir. Sırf denemek için içimizden birinin bağlarını çözüp, esaretim kaldırarak özgürlüğe kavuştursanız bile, o yine esaret altına girmek isteyecektir. Eminim ki, bu yazdıklarımı okuduğunuzda kızgınlıktan ayaklarımızı yerlere vuracak ve:

— Siz, kendi rezil hayatınızdan, kendi yeraltınızdan bahsedin. Hepimizi karıştırmayın bu işe! diye bağıracaksınız.

Hepinizi bu işin içine katarak kendimi kurtarmaya çalışıyorum. Ben, sizlerin yarım yamalak bıraktığı şeyleri sonuna kadar götürdüm. Sizler, korkaklığınıza "ölçülü davranış" kılıfını geçirip, onunla teselli buluyorsunuz. Şu halde, sizlerden daha gerçek bir hayat sürüyorum ben.
Şöyle bir düşünün bakalım, bizler "canlı"nın nerede olduğunu, nasıl bir şey olduğunu, nasıl ifade edildiğini bile bilmiyoruz. Kitaplarımızı elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız. Sonra da kimi sevip kime kızacağımızı, kimden uzaklaşıp kime yaklaşacağımızı, hiçbir şeyi bilemeyiz.

Etiyle, kemiğiyle gerçek bir insan olmak, bizim için o kadar zordur ki!.. Utanıyor, ayıp kabul ediyoruz bunu. "Ortalama insan" denebilecek, belirsiz bir tip olmaya çalışıyoruz. Gerçekte, bizlerin yaşadığını söylemek pek mümkün değil, uzun bir zamandan beri canlı olmayan babalardan meydana geliyoruz ve bunu zamanla sevmeye de başlıyoruz. Öyle ki, eğer başarabilsek, düşüncelerden doğmayı bile kabul ederiz.

Bu kadar yeter artık. Bir daha "Yeraltı"ndan bir şey yazmayı düşünmüyorum.
Fakat çelişkilerle dolu, hasta ruhlu bu insanın notları bu kadar değil elbette. Daha fazla dayanamadığı için yazmıştı bunları.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
19 Mayıs 2015
Bulunduğu yer
Arâf'tan..
Mesajlar
2.868
Seslenildi
213 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
Utangac
Standart Cevap: Kitaplardan Alıntılar
22 Mayıs 2015
137
Hükümdar o gece rüyasında aşkı gördü. Rüyasında yine Bağdat Halifesi Harun Reşid idi, tebdili kıyafetle bu kez Espanbur şehri sokaklarında dolaşıyordu. Fakat, birden bire her yanını tedavisi mümkün olmayan bir kaşıntı sardı. Hemen Bağdat'taki sarayına döndü, dönerken altı fersahlık yol boyunca kaşım kaşım kaşındı ve saraya varır varmaz, eşek sütüyle yıkandı, gözde odalıklarına tüm vücudunu balla ovdurdu. Halâ çıldıracak gibi kaşınıyordu ve neredeyse ölecek hale gelene kadar vücuduna hacamat vurmalarına ve sülük yapıştırmalarına rağmen, hiçbir hekim derdine deva bulamadı.
Bu şarlatanları başından savan Harun Reşid gücüne kavuşunca, düşünüp taşındı, geçmek bilmez kaşıntıdan kurtulmanın tek çaresinin onu fark etmeyecek hale gelene kadar, başka şeylerle oyalanmak olduğuna karar verdi.
Kendisini güldürsünler diye ülkesinde ki en ünlü meddahları, zihninin sınırlarını zorlasınlar diye en bilgili alimleri çağırttı. Şehvani rakkaseler arzularını uyandırıyor, maharetli odalıklar uyanan arzularını yatıştırıyorlardı. Fakat kaşıntısı hiçbir iyileşme alameti göstermeden, aynı şiddetiyle devam ediyordu. Kaşıntı illetini kökünden kazımak için Espanbur şehrini tecrit ettirerek bütün olukları ve su yollarını kaynar buharla temizletti, fakat kendisi gibi şiddetli kaşıntı marazından şikayet eden başka kimse yoktu. Başka bir gece yüzünü saklayarak Bağdat sokaklarında dolaşırken, üst kat pencerelerinden gelen bir ışığı fark etti ve başını kaldırınca bir mum aleviyle aydınlanan, yüzü altından yapılmışa benzeyen bir kadına gözü ilişti. Bir an için kaşıntısı tamamen geçti, fakat kadın o anda pencere kepenklerini kapatıp, mumu üfleyince kaşıntı geri döndü, şimdi eskisinden iki kat beterdi. Kaşıntısının tabiatı o anda Halife'ye malum oldu. Espanbur'da dolaşırken, aynı yüzün benzerinin bir an boyunca başka bir pencereden baktığını görmüş, kaşıntı ondan sonra başlamıştı. "Bulun onu " diye buyurdu vezire, "zira bana nazarı dokunan odur."
Muhafızlar yedi gün boyunca aradılar ama bulamadılar, sekizinci gün peçeli bir kadın kendiliğinden saraya geldi ve huzura kabul edilmeyi talep etti, Halife'nin acısını dindirebileceğini iddia ediyordu. Harun Reşid, huzura getirilmesini buyurdu. "Demek o cadı sensin!" diye haykırdı. "Ben o işlerden anlamam dedi" kadın, "fakat Espanbur sokaklarında dolaşan bir adamın yüzünü gördüğüm andan itibaren dur durak bilmeden kaşınıyorum. Istırabıma çare olur diye Bağdat'a taşındım, fakat ne çare. Sonra Bağdat Halife'sinin de kaşındığını, kaşıntısına neden olan kadını aradığını duydum ve bilmecenin cevabını buldum."
Bunları söyledikten sonra hiç çekinmeden yüzündeki örtüyü açtı ve onun suretini gören Halife'nin bir anda kaybolan kaşıntılarının yerini bambaşka bir his aldı. "Seninki de geçti mi" diye sorunca, kadın başıyla onayladı. "Artık kaşınmıyorum, ama yerine bambaşka bir şey hissediyorum."
"Bu da çaresiz bir hastalıktır" dedi Harun Reşid, "hiçbir adamın tedavi etmeye gücü yetmez."
Halife ellerini çırptı ve yakında evleneceğini ilan etti, hanımıyla birlikte sonsuza dek mutlu yaşadı, taki.. Günleri Yok Eden Ölüm çıkagelene dek..

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
19 Mayıs 2015
Bulunduğu yer
Arâf'tan..
Mesajlar
2.868
Seslenildi
213 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
Utangac
Standart Cevap: Kitaplardan Alıntılar
22 Mayıs 2015
138
...
Şah savaştan döndüğünde ilan olunan sessizlik buyruğu, şehrin sakinlerinin boğulacak gibi hissetmelerine sebep oluyordu. Şahlar şahının istirahatini aksatma korkusundan, kesilen tavukların gagası sıkı sıkıya bağlanıyordu. Gıcırdayan bir araba tekerleği, arabacının kamçılanmasına neden olabilir, kamçının altında haykırırsa, cezası daha da ağırlaşırdı. Doğum yapan kadınlar, çığlıklarını bastırıyor, pazar yerinde ki sessiz nümayiş topluca sahnelenen bir delilik gösterisini andırıyordu. Ahali, "Şah buradayken hepimiz çıldırıyoruz" diyor, arkasından, "sevinçten çıldırıyoruz" tabii diye ekliyordu, çünkü casuslar ve gammazlar her yerdeydi. Çamur şehir, şahını seviyordu, bu konuda ısrar ediyor, sözcüklere başvurmadan diretiyordu, çünkü sözcükler o yasak kuşaktan, sesten biçilmişti. Şah bir kez daha seferberlik ilan edip, yola koyulduğunda sessizlik hapishanesinin kilitleri açılıyor, borazanlar öttürülüyor, tezahüratlar başlıyor ve insanlar aylar boyunca içlerine atmak mecburiyetinde kaldıkları her şeyi nihayet birbirlerine söyleyebiliyorlardı.
Sana aşığım.
Annemi kaybettik.
Çorban enfes olmuş.
Borcunu ödemezsen , dirseklerini kırdırırım.
Canım sevgilim, bende seni seviyorum.
Her şey söyleniyordu...

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
19 Mayıs 2015
Bulunduğu yer
Arâf'tan..
Mesajlar
2.868
Seslenildi
213 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
Utangac
Standart Cevap: Kitaplardan Alıntılar
22 Mayıs 2015
139
..
Peki o zaman dedi Ekber, "söyle bakalım, önce tavuk mu yumurtadan çıkmıştır, yumurta mı tavuktan?"
Birbal, hemen cevap verdi: "Önce tavuk yumurtadan çıktı." Ekber şaşırıp kalmıştı. "Nasıl emin olabiliyorsun?" diye sordu. Majesteleri dedi Birbal, "yalnızca bir sorunuzu cevaplamaya söz vermiştim."
Başvezir ve Şah, şehir surlarında durmuş, havada daireler çizen kargalara bakıyorlardı." Birbal" dedi Ekber, "sence ülkemde kaç karga vardır", "Cihanpenah, ülkeniz topraklarında tam tamına 999999 tane karga vardır" Ekber şaşırmıştı, "diyelim ki hepsini saydırdık ve sayıları senin söylediğinden fala çıktı, bu ne anlama gelir?
"Komşu ülkelerde ki arkadaşlarının onları ziyarete geldiği anlamına gelir"
"Peki sayıları daha az çıkarsa?"
"O zaman bizimkilerden bazıları, uçsuz bucaksız dünyayı görmeye heves etmişlerdir."
...
Uzak bir ülkeden gelen batılı bir ziyaretçi, saray avlusunda Ekber'i bekliyordu; önemli bir dilbilimci olan bu Cizvit keşişi, onlarca dil biliyor, hepsini şakır şakır konuşabiliyordu. Ekber'den anadilini tahmin etmesini istedi. Şah bu bilmeceyi çözmeye uğraşırken, başvezir farkettirmeden keşişin arkasına dolandı ve birden adamın arkasına esaslı bir tekme indirdi. Keşişin ağzından okkalı küfürler döküldü: Portekizce değil, italyanca küfretmişti. " Görüyorsunuz ya Cihanpenah" dedi Birbal, "sövüp saymaya gelince herkes anadilini tercih eder."

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Kuzey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
19 Mayıs 2015
Bulunduğu yer
Arâf'tan..
Mesajlar
2.868
Seslenildi
213 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
Utangac
Standart Cevap: Kitaplardan Alıntılar
22 Mayıs 2015
140
Bildiğim ve yaptığım şeyler yüzünden ss’ler ya da kara gömlekliler beni bir gün ellerine geçirirlerse, işkence yaparlar. İşkence yaparlarsa konuşurum, çünkü acıdan korkarım ben. Konuşursam da arkadaşlarımı ölüme yollarım. Onun için yakaladıklarında bu neşterle boğazımı keseceğim. Canım acımaz, bir saniyede şak diye keserim. Böylece herkese kazığı atmış olurum:
Önce hiçbir şey öğrenemeyecekleri için faşistlere, sonra günah olduğu halde intihar ettiğim için rahiplere, sonra da tanrı’ya, onun karar verdiği zaman değil, dilediğim zaman öldüğüm için. al sana...

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Konuyu 4 kişi okuyor. (0 üye ve 4 ziyaretçi)
 
-
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj